Gano Türk Anasayfa Telefonlar
Anasayfa GanoTürk Hakkında Ganoderma - Reishi Nedir Faydaları Sık Sorulan Sorular Kullanım Şekli Basında İzin Belgeleri Üretim Tesisi Bayilik
Sipariş
Top
 
GanoTurk

12 AY TAKSİT AVANTAJIMIZ İÇİN LÜTFEN TELEFON NUMARANIZI BIRAKIN BİZ SİZİ ARAYALIM!

      

   Türkiye'de Ganoderma lucidum (Kırmızı Reishi) mantarı ilk olarak Çukurova Üniversitesi - Fen/Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü - Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer ÇOLAK tarafından 2 yıllık çalışmalar sonucunda gerçekleştirilmiştir.

        Yücealkas Tarım San. ve Tic.Ltd.Şti. Ganoturk markası ile Ganoderma lucidum (Kırmızı Reishi) üretimi yapmak için 2006 yılında Prof. Dr. Ömer Çolak danışmanlığında Adana'da üretim tesislerini kurmuştur.

Ganoturk; Yücealkas Tarım San. ve Tic.Ltd.Şti.'nin resmi tescilli markasıdır.

Ganoturk markası ile kullanıma sunulan  Ganoderma lucidum (Kırmızı Reishi) Çayları Prof. Dr. Ömer Çolak denetiminde ganoderma lucidum mantarı konusunda  profesyonel bir ekip tarafından üretilmekte ve üretimin her aşaması denetlenmektedir. Üretimin ve paketlenmenin hiç bir aşamasında kimyasal kullanılmamaktadır.

GOOD NATURAL FOODS.NET
Ayın Şifalı Bitkisi: Reishi
  
    
      Reishi Mantarı (Ganoderma Lucidum) güzel dünyamızda yetişen yüksek derecede değerli bir bitkidir. Yaban ormanlık alanda canlı ağaçlar üzerinde ve çok nemli,  içerisin az ışık geçiren yoğun bir şekilde ağaçlı ormanların içinde bulunan çürümeye yüz tutmuş ağaç kütükleri üzerinde yetişir. Bu mantar 4000 yıldan fazla bir süredir Geleneksel Çin ve Japon tıbbında kullanılmaktadır. Reishi geniş, oldukça dayanıklı, odunsu ve şişe mantarımsı bir mantardır. Reishi mantarının %75’i su iken mantarların çoğunluğu %90 civarında sudur. Kuru ya da ıslak yenilmez bu yüzden bu mantardan bir mantar özü ya da çay elde edilmelidir.

      Saygı gösterilen bu mantarın birçok ismi vardır: Çincede “hayalet bitki” anlamına gelen Ling Zhi ve Japoncada Reishi sade olanlarıdır. “Ölümsüzlük Bitkisi”, “Ruhsal Gücün Bitkisi” ve “On Bin Yıllık Mantar” gibi isimler yaygın olarak bilinen ve bu mantarın mutluluğu, bilgeliği ve uzun yaşamı destekleyen, sağlamlaşan zihin ve vücut içindeki itibarı için verilen isimlerdir. Latince ismi Ganoderma Lucidum’dur. “Gan” parlak, “Derma” kabuk ve “Lucidum” göz alıcı anlamına gelir ve Latincede meyvemsi gövde görünüşlü anlamını ima eder.

      Reishi mantarının 6 çeşidi ve rengi vardır fakat yaygın olarak kullanılan ve Kuzey Amerika, Çin, Japonya, Tayvan ve Kore’de ticari olarak ekilen çeşidi Kırmızı Reishi’dir Geçmişte Reishi doğada sadece az bir miktarda yetişirdi ve bu yüzden oldukça pahalıydı. Geçmiş 20 yıl içerisindeki başarılı Ganoderma Lucidum ekimleri mantarı daha kolay bulunur ve uğraşılabilir yaptı. 15 yılını bir doğal ekim metodunu geliştirmek için harcayan Japon bilim adamı olan Shigeaki Mori Reishi mantarından sporlar ya da tohumlar yetiştirdi ve Reishi mantarı ekimine öncülük etti.
    Dünyanın önde gelen mantar uzmanlarından biri olan Paul Stamets yağmur ormanlarından Reishi mantarlarını seçer ve Amerika Birleşik Devletlerinde çok dikkatli bir şekilde kontrol edilen şartlarda sporları ıslah eder. Onun mantarları çok güçlü ve hayati olduğundan müşteri toplar ve dünya çapında takipçiye sahiptir. 


    Geleneksel Çin Tıbbında Reishi birçok yararlarına göre en çok değerli şifalı bitkidir ve yan etkisi yoktur. Steroid hormonlarına benzeyen bir moleküler yapıya sahip ganoderik asit olarak bilinen triterpenler gurubu sadece bilinen bir kaynaktır. Meyvemsi gövdesi, Beta-D-Glucans içeren şifalı bitkiler arasında en aktif polisakkaritlere (uzun moleküllü şekerler) sahiptir.  Reishi ayrıca ergosteroller, tamamlanmış proteinler, doymamış yağ asitleri, vitaminler ve riboflavin (B2), magnezyum, kalsiyum ve çinko içeren mineraller ihtiva eder.

      Ganoderma Lucidumun farmakolijik kullanımı; bronşit, alerji, kan basıncı düzenleyici, yükseklik korkusu,  kemoterapi destekleyici, HIV destekleyici, yorgunluk, yüksek tansiyon, yüksek triglıserid ve hepatit için kuvvet ilacı, bağışıklık sistemi güçlendirici gibidir ve ağrı kesici özelliklere sahiptir. Yeni oluşmakta olan ve hatta tedavisi başlayan Hepatit A,B ve C içinde Reishi Mantarı özünün yüksek derecede etkili olduğuna dair kanıtlar vardır. Reishinin temel özellikleri; kanı temizlemek, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek, sinir gerginlilğini azaltmaktır. Bu özellikler, vücudu dengeleyen ve normal çalışmasına yardım eden özelliklerdir ve  hastalıklar tedavi edici özelliklerdir.

   Kullanımın başlarında bazı insanlar baş dönmesi, kaşıntı, susuzluk ve hatta küçük ve büyük tuvalet ihtiyacında artış hissedebilir. Bunlar Ling Zhi mantarının yararlılığını deney ve uygulamayla kanıtlar. Toksinler vücut tarafından eritilir, bir araya getirilir ve vücuttan atılırlar. Bu yüzden yukarıda bahsettiğimiz bu reaksiyonlar normaldir ve iyileşmek için gereklidir.



GELENEKSEL UZAKDOĞU TIBBINDA:
         Mide, karaciğer, böbrek ve kalp üzerine güçlendirici ve destekleyici etki yaptığı, kanı beslediği, kandan toksinleri söküp atarak, vücudun herhangi bir yerinde toksin birikmesini engellediği bilinmektedir. Ruhu dinlendirdiği sakinleştirdiği için tonikum ve sedativum olarak kullanılmıştır.

         Yüksek tansiyonda, karaciğer rahatsızlıklarında, kanserde, uykusuzlukta, öksürükte, baş dönmesinde ve iştahsızlık ile libido düşüklüğünde yüzyıllardan beri kullanılmaktadır. (1)

         Son yıllardaki bazı çalışmalarda, Ganoderma lucidum (Reishi) meyvelerinin ekstraktlarında kanser hücrelerinin haberleşme yolları (signaling patways) üzerine etkili bileşikler bulunduğu gösterilmiştir. Yüksek metastatik kanser hücrelerinin en önemli özelliklerinden birinin AP–1 ve NF-KB trankripsiyon faktörlerinin sürekli aktivasyonu olduğu bilinmektedir. Hızla yayılan göğüs kanser hücrelerinin yayılma hızlarının inhibisyonu için bu trankripsyon faktörlerinin inhibe edilmesi gerektiği gösterilmiştir. Ganoderma lucidium (Reishi) mantarından hazırlanan ekstraktlarda (meyva ve spor) bulunan bileşiklerin AP-1ve NF-KB nin aktivitelerini (özellikle prostat ve meme kanserlerinde) sürekli inhibe ettiği gösterilmiştir.
         Buna  ek olarak,  diğer bir çok aynı yönde etkili bileşiğin yanı sıra  Ganoderma  lucidum (Reishi) dan elde edilen bir alkolik ekstraktın, meme kanserinde kanser hücrelerinin cell siklus inhibitörü olan p21 /waf-1 in aktivitesini G1 fazının arresti (ölümü) yoluyla  bozarak ve cyclin D1’i nonfonksyonel hale getirerek, proliferasyonu inhibe ettiği gösterilmiştir. (2)

KAYNAKLAR
(1) Heilpilze:Reishi. MykoTroph A.G. Institüt für Ernaehrungs- und Pilzheilkunde. (www.mykotroph.de).

(2) D-Sliva,PhD.Ganoderma lucidium(Reishi) in Cancer treatment.İntegrative cancer therapies 2(4):2003.pp.358-364




 

 
Reishi (Ganoderma) Nedir?

Mucize mantar . Ganoderma Lucidum , Lingzhi ya da Reishi !
( Medical Science Haziran 2007 )  

          Sanırım bir çoğunuzun bu bitki hakkında bir şeyler duymuşsunuzdur  ama çok daha fazlamızın ondan pek  haberi yok. Ayrıca ne kadar bilsek de onun tıbbi tedavi alanında bize daha neler kazandıracağını  henüz tam olarak  keşfetmiş değiliz
 
         Ganoderma Fungi – Reishi ailesine ait Polyporacea grubuna ait bir bir mantar türüdür. Bu gruba dahil olan tipte ki mantarların özelliği kabuklarının yüzyıllardan beri Uzakdoğu ülkelerinde özellikle Çin , Japonya ve Korede tedavi maksatlı olarak kullanılmış olmasıdır.
       Ganoderma Lucidum ( Lingzhi ) bunların içinde özel bir yer tutar çünkü o “her derde deva “ bir bitki olarak konumlandırılmıştır. HIV, kanser, düşük tansiyon, yüksek tansiyon, diabet, romatizma, kalp problemleri, felç, ülser, astım, yorgunluk, hepatit A – B – C, uykusuzluk, kısırlık, sedef hastalığı, kabakulak, epilepsi, alkolizm  ve liste uzadıça uzuyor… Lingzhi sözü Çincede  “Ruhani Güç Bitkisi“  ve ayrıca  “Ölümsüzlük Mantarı“ olarak da tanımlanmıştır.
         Ganoderma Lucidum kanserle tedavide etkilidir çünkü vücudu toksinlerden arındırır ve bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Karaciğer detoksifikasyonunu geliştirir böylelikle karaciğer fonksiyonunu arttırırak  karaciğer hücrelerinin yeniden yapılanmasını tetikler. Bu özelliği ile karaciğer kanserine yakalanmış olanlar için son derece önemli bir bitkisel destektir.

   Ganoderma Lucidum’daki anti kanser ajanları  Polysaccharid‘ler ve Germanium dur. Ganoderma’nın Polysaccharid fraksiyonu geniş olarak anti tümor tesirinden sorumludur. Yapılan araştırmalarda Ganodermanın bitkisel destek olarak kullanıldığında;

a) Kemoterapi ve radyoterapi sonrasında oluşan yan etkileri asgari düzeye indirdiği,

b) Tümörlü organın hayatta kalma süresini uzattığı ve başka organlara sıçrama olasılığını azalttığı,

c) Yaşam kalitesini geliştirdiği,

d) Vakanın kendini tekrarlamasını engellediği ortaya çıkmıştır . 


   Ganoderma Lucidum, kemoterapi veya radyoterapi sonrasında oluşan yan etkiler olan saç dökülmesi, iştah kaybı, yorgunluk, kemik iliği supresyonu ve enfeksiyon riskini ortadan kaldırır. 

Ganoderma Lucidum’un ana niteliği kanser ile savaştır .

* Bağışıklığın arttırılmasına ve endocrine sistemin düzenlenmesine yardım eder. Tümorleri engeller, zararlı serbest radikallerin oluşumunu elimine eder.

* Kanserli hücrelerin DNA sentezini bozar, tümörlü hücrelerin terminal enzim aktivitesini yok eder, T ve B  lymphocyt‘lerindeki  macrophage’ı düzenler ve arttırır böylelikle kanser hücrelerinin yayılmasını kontrol altında tutar .

* Toksinleri azaltır ve kemoterapi / radyoterapi sonucu ortaya çıkan ağrıları yatıştırır.

* Karaciğer detoksifikasyonunu arttırır ve böylelikle karaciğer fonksiyonunu geliştirerek karaciğerde yeni hücre üretimini tetikler.

* Kanser sebebi ile oluşan iştahsızlığı düzeltir.

* Son aşamadaki kanser hastalarında duyulan ağrının tedavi edilmesinde kullanılır.

* Özellikle böbrek rahatsızlıklarında verimlidir.

* Bitkisel tedavide 2000 yıldan uzun süredir (birçok kaynağa göre 4000)  Japon ve Çin tıbbında kullanılan, bitkisel bir ürün olup, inanılmaz yararları bulunmaktadır. İmparatorluklar zamanında sadece İmparatorların  ve yakınlarının kullanabildiği bir bitki idi.
   Bilinen en eski ve en değerli bitkidir. Uzak doğuda bulunan bitki sağlığı ile ilgili Shen Nuing Ben Caojin yazıtlarında bir numaralı bitki olarak listede yer alır.  

* Doğal ortamda çok nadir bulunan Reishi ( Ganoderma lucidum) ile ilgili çalışmalar, son otuz yılda inanılmaz hız kazanmış. Uzun araştırmalar sonucu üretim teknikleri geliştirilmiş ve ilaç endüstrisinin hizmetine sunulmuştur.
      
    1- Toksik etkisi olmadan günlük olarak sürekli alınabilen ve kesinlikle yan etkisi olmayan bir bitkidir.

    2- Günlük alındığı takdirde, vücut fonksiyonlarını normale çevirir ve tüm organların çalışma fonksiyonlarını düzeltir.

   3- Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, düzgün çalışmasını sağlar.

     

                Reishi Mantarı ( Ganoderma lucidum) ileri ülkelerde solunum yolları problemlerinin çözücüsü olarak tanınmaktadır. Çünkü kronik bronşitten şikâyeti olan, 2000 Çinli hasta üzerinde yapılan ve “Herbs for health Jan-Feb 97” dergisinde yayınlanan bir araştırmaya göre iki hafta süreyle Ganaoderma lucidium  çayı içen bu hastaların %60–90’ nın kendilerini daha iyi hissettikleri ve iştahlarının arttığı bulunmuştur.  

         2000 yılı aşkın süreden beri  Çin ve Japon halklarının sağlıklı yaşam ve uzun ömür için kullandığı Reishi mantarı, özellikle karaciğer bozuklukları, artrit ve hipertansiyon gibi rahatsızlıklar için tercih edilmiştir. Günümüzde insanlarla yapılan araştırmalarda da Reishi’nin antiallerjik, antiemflamatuar, antiviral, anti bakteriyel ve özellikle antioksidant  (yaşlanmayı geciktirici ) özellik taşıyan bileşikler içerdiği  bulunmuştur. İn vitro testlerle kanser tümörlerine karşı Ganoderma lucidum bileşenlerinin etkili olduğu gösterilmekle kalmayıp Reishi den izole edilen ve Ling zhi -8 adı verilen bir proteinin transplant reddini engellediği de gösterilmiştir. 

         Reishi metabolik ve psişik yorgunlukları (kendini hasta hissetme veya mutsuzluk gibi)  yaşam sevincine ve sağlıklı bir psikolojiye dönüştürmede  büyük ölçüde yardımcı olmaktadır. Herkes (Hemofili şikâyetleri olanlar hariç) günlük 1–2 gr lık dozlar halinde Reishi kullanarak çay hazırlayabilir. Bağışıklığını güçlendirme, fiziksel canlılığını koruma ve geliştirme ve her türlü asabi yorgunluktan korunabilme yönünde kendine yüksek düzeyde yardımcı olabilir.
(www.healthcastle.com/herb_mushroom_reishi.shtml )

Japanese Periodical Dergisi, Geleneksel Çin Tıbbı 3. bölümü 
Sayfa 12 - 23, ISBN 4-88580-053-6 c-0077 


Saygın Japon Doktor Fukumi Morishige, bugüne kadar en çok nobel ödülü kazanmış Amerikan Enstitüsü olanLinus Pauling Institute of Science & Medicine'da, Reishi'nin kanser hastalığını konrol etmedeki rolü üzerine araştırmalar yapmaktadır. Morishige, avrupa tıp dünyasında da tanınmakta ve uluslararası kanser örgütü (icg) tarafından konusunda tek japon otoritesi olarak görülmektedir. Aşağıdaki yazı Fukumi Morishige'nin kendi konuşma ve gözlemlerinden meydana gelmektedir: 


37 yıldır cerrahi dalındayım ve sayısını hatırlayamayacağım kadar çok operasyon gerçekleştirdim. cerrahiye karşı gençliğimden beri derin bir ilgi duymuşumdur, ancak zaman geçtikçe ideal tedavinin kişinin doğal bağışıklığı yoluyla olduğu kanaatine vardım. 

Bir cerrah olduğumdan dolayı yüzlerce kanser vakası ile karşılaştım. kanser tedavisinde anahtar nokta erken teşhiştir ki, bunu başarmak söylemesinden oldukça zordur. toplam kanser vakalarının sadece yüzde biri erken teşhiş ile ortaya çıkmış olsa bile, bu oldukça iyi bir oran sayılabilir. 

Günümüzde fiziksel çekaplar trend haline gelmiş durumdadır, bu tabii ki kötü bir şey değildir. ancak sırf kanser bulguları çekapta çıkmadı diye gardımızı düşürmemeliyiz. bazen, her ay düzenli çekap yaptırdığı halde sonradan kanser olduğu anlaşılan hastalar görülmektedir. bu gibi durumlarda pek çok kişi yanlış tanı konduğu şüphesi taşır, ancak bu hatalı bir düşüncedir. örneğin, penetrans tipi mide kanserinin sıradan kontrollerde saptanabilme istatistiği yüzde yirmibeştir. işte bu yüzden önceden önlem almak çok önemlidir. 

Kanser konusunda hazır bir önlem senaryosu yoktur. kimileri bu konuda diyet kontrolüne güvenmektedir, ancak günümüzde en efektif method Reishi'dir. Reishi'nin muhteşem etkisini bizzat kullanana kadar bilmiyordum ve gözlemlediklerime gerçekten çok şaşırdım. uygulamalarım sırasında Reishi'nin hem hastalığı önleyici hem de tedaviye yardım edici etkilerini görme şansı buldum. 

Daha önceleri, Reishi'nin faydalarından söz eden pek çok hasta ve hasta yakınlarıyla karşılaşıyordum. ancak bir tıp adamı olarak, Reishi'nin bazı kronik hastalıklara bir nebze iyi geldiğini, yine de kanser konusundaki ününün abartıldığını düşünmekteydim. 

1986 yılının haziran ayında, 39 yaşında bir kadın, akciğer kanseri ve göğüs duvarı zarı komplikasyonları ile bana geldi. daha önce gittiği bir çok hastaneden ameliyat edilemeyeceği cevabını almıştı. benim yanımdan da umutsuz bir şekilde ayrıldı. daha sonra kocasının isteği üzerine düzenli olarak Reishi kullanmaya başladı. bir sonraki incelememin sonuçları oldukça şaşırtıcıydı: 6 ay önce göğüs kavitesinde bulunan ödem gerilemekteydi. neredeyse cenaze düzenlemelerini bile yapmış bir insan için resmen bir umut ışığı doğmuştu. hastanın kendisi de bunun, günde 4 gram gibi oldukça yüksek bir dozajla kullandığı Reishi'nin sonucu olduğunu düşünmekteydi. kısa bir süre içinde ödem yok oldu, ancak tümör durmaktaydı. yine de bir keşif operasyonu yapmaya karar verdik ve özel dondurma tekniği sayesinde göğüs zarındaki kanserli hücreleri almayı başardık. bir sonraki x-ray taramasında, göğüs zarı üzerinde, zararsız yara dokusu dışında hiç bir kanserli hücreye rastlamadık. akciğerlerden aldığımız dokularda kötü huylu hücreler tespit ettik ancak durum kontrol altına alınmıştı. 

Karşılaştığım bir sonraki vaka, konjenital (doğuştan) karaciğer kanseri olan bir çocuktu. çocuk 5 yaşında iken bir operasyon geçirmişti ve daha sonraları, metastas yüzünden ince bağırsakları alınmıştı. çocuğun özel doktoru hastalığın son aşamasına girildiğine kanaat getirmiş ve tedaviyi kesmişti. hastanın anne ve babası, onu eve götürüp son bir umut olarak nasogastrik tüp yardımı ile Reishi vermeye başladılar. çocuk bana yeniden geldiğinde 9 yaşında idi ve yaptığım kontrolde hiç bir hastalık belirtisi saptayamadım. merakla yaptığım ct taramasında da hiç bir belirti bulamadım. konjenital karaciğer kanseri bir çocuk karsinoması (kötü huylu kanser) türüdür ve bunun sadece bir kaç gram Reishi ekstresi ile tedavi edilebilmiş olması beni çok şaşırtmıştı. çocuk karsinomaları çoğunlukla ölüm ile sonuçlanmaktaydı, ancak bu hastanın hayatta ve tamamen temiz olması, Reishi'ye farklı bir gözle bakmamı sağlamıştı. eğer bir hasta Reishidışında hiç bir tedavi görmeden kanserden kurtulabiliyor ise, Reishi ileri düzey bir araştırmayı hak ediyordu. 

Japonya'da oldukça tanınan bir şirket, bana araştırmam için büyük miktarda Reishi sağlamaya başladı. ben de tüm hastalarıma, yüksek dozda Reishi ile c vitamini karşımını düzenli olarak vermeye başladım. sadece bir yıl içerisinde 500 kilogram Reishi ekstresini (6 ton Reishi mantarı) hastalarıma vermiştim. tedavilerim boyunca bazı ilginç bulgular ile karşılaştım. yüksek dozda safReishi kullanımı, bazı kişilerde melena hastalığını tetiklediği halde, c vitamini ile yapılan karışım bunu engellemekteydi. ayrıca Reishi kullanan hastalarımın dışarıdan gelen hastalıklara karşı daha dayanıklı olduklarını gözlemledim. bunun üzerine Reishi kullanan kanser hastalarımı, diğer tür bağışıklık sistemi hastalarından (kornik bronşit, hepatit vb.) oluşan küçük grupların başına geçirdim ve Reishi ekstresi kullandırmaya başladım. daha sonra yaptığımız ımmunogloburin testlerinde, Reishi kullanmaya başlayan hastaların ıga, ıgg ve ıgm (bağışıklık gücünün doğrudan bağlı olduğu hücreler) seviyelerinin yükseldiğini gözlemledim. bu, Reishi'nin vücut dayanıklılığını arttırdığının bir kanıtıdır. 

Bugün 140 kanser hastasını tedavi etmekteyim. bu hastlardan göğüs kanseri olan 6 tanesi hariç hepsi metastatik kanser hastasıdır ve 60 tanesi hastanede yatılı durumdadır. bütün bu hastaların tedavisinde Reishi'yi test etmeye devam etmekteyiz. bugüne kadar (1988 bahar) 300 hasta'daReishi test edilmiş durumdadır. 

Reishi niçin kansere karşı etkili : Polisakkaritler 

Çeşitli vakalarla örnekler vermeden önce Reishi'nin niçin bu kadar etkili olduğunu açıklamak isterim. bugün hala nedenini tam olarak anlayabilmiş değiliz, ancak bir gün bunu başardığımızda kanserin kesin çözümünü de bulmuş olacağız. en son teknolojilerden yararlanılarak yapılan bir araştırmada, Reishi'de bulunan polisakkaritlerin kanserli hücreleri bastırdığı görüldü. bu keşifi japon bilim adamları gerçekleştirdi. bunun nedeni japonlar'ın bitkisel tedaviye daha fazla önem vermeleri ve polisakkaritler üzerinde detaylı araştırmalar yapmaları olabilir. bu keşif kuzey amerika'da da onaylanmıştır ve araştırmalar devam etmektedir. 

Resihi'deki polisakkaritler niçin kanser tedavisinde etkili? 

Polissakkaritler milyona yakın atomun birleşmesinden meydana gelen, vücuda emilmesi oldukça zor organik yapılardır. emilimlerinin kolayca gerçekleşebilmesi için bu sayı azaltılmalıdır ki, c vitamini Reishi'de bu görevi üstlenmektedir. polisakkaritler daha az sayıda atom içeren oligoglukon'a çevrilmekte ve kolayca vücuda emilmektedir. emilen oligoglukonlar vücudun bağışıklık sistemini tetikleyen makrofajları uyarır. 

"makro" ön eki "büyük" anlamına gelir. bu tip hücreler tüm yabancı organizmaları silip süpürebilir. vücut normal işleyişine devam ederken aktif değillerdir ancak yabancı bakteriyel organizmaların varlığında aktif ve saldırgan hale gelirler. akyuvarlar hastalıklara karşı vücudun birincil defans mekanizmasını oluşturur, fakat kronik ve kötü huylu hastalıklara karşı etkisizlerdir. bu gibi zamanlarda lenfositler ikincil defans mekanizmasını oluşturur. ancak lenfositler de etkisiz kalırsa, son kale olarak makrofajlar ortaya çıkar. bu hücreler uyandırılmayı bekleyen birer canavar gibidirler ve bir kez aktif hale geldiklerinde kanser hücreleri de dahil olmak üzere tüm yabancı organizmaları yok ederler. mikroskop altında incelendiğinde bir makrofaj hücresinin boyutunun, bir kanser hücresinin boyutunun sadece onda biri olduğu görülür; ancak yine de makrofajlar bu hücreleri yenecek kadar güçlüdür. her ne kadar bu kadar yetenekli hücreler olsalar da, onları aktive etmek oldukça zordur. son yapılan araştırmalarda, kümelenmiş atomların makrofajları aktive ettiği görülmüştür ve Reishi bu kümelenmiş atomları üretecek özü içermektedir. 

Reishi : Yüksek Moleküler Polisakkarit 

Bir süre önce, yüksek tansiyonu bulunan bir hastam Reishi'nin etkisi hakkında sorular sordu. o sıralarda Reishi hakkında araştırmalarım devam etmekteydi ve denemesinin hiç bir zararı olmayacağını söyledim. normalde çok az bir miktarda Reishi özünün kan basıncını düşürmesi gerekir, fakat bu hastamın kan basıncında hiç bir değişiklik olmadı. daha sonra c vitamini ile beraber Reishi almasını önerdim ve bunu gerçekleştirmesiyle beraber kan basıncı normal seviyesine döndü. c vitamininin buradaki rolü, daha önce de söylediğim gibi Reishi'de bulunan emilimi oldukça zor polisakkaritleri küçültmesi ve emilimlerini kolaylaştırmasıdır. 

17 yıl önce, c vitamininin polisakkaritleri parçalaması üzerinde araştırmalar yaptım. o zamanlarda, viskozite ölçeği denen bir metod kullanılmaktaydı. bir miktar c vitamini, ölçülmüş miktarda polisakkarit özüne eklenmekte ve polisakkaritlerin moleküler sayısı viskozitedeki düşüş ile hesaplanmaktaydı. bu şekilde, c vitamininin polisakkaritleri parçaladığı kanıtlanmıştı. hayvanlar üzerinde yapılan bazı testlerde ise tüm şeker tiplerinin rahatça emildiği görülmüştü, oysa ki aynı durum insanlarda geçerli değildi. daha sonraki araştırmalarda bunun hayvanların kendi c vitaminlerini üretebilmesinden, ancak insanların bunu başaramamasından kaynaklandığı ortaya çıktı. işte bu yüzden Reishi ile c vitamininin beraber kullanılması önemlidir. 

Şimdi bir kaç Reishi kullanılmış vakadan bahsetmek istiyorum. 

1) Bilincini sadece 2 ayda geri kazanan beyin tümörlü hasta: 

Hastanede yatılı durumda ve beyin hastalığı bulunan hastalarımdan bir tanesi 70 yaşın üzerinde idi ve beyninde 5 cm'lik bir tümör vardı. operasyon geçirmiş olmasına rağmen bilincini kaybetmişti. 1986 haziranı'nda Reishi tedavisine başladık ve eylül ayında duyuları tekrar yerine gelmişti. o dönemde tümörde bir değişiklik yoktu, ancak aralık'ta tümör de küçülmeye başladı. nörolojist arkadaşlarım bile çok şaşırmıştı. hasta şu anda kendini gayet iyi hissediyor. başlangıç olarak mide tüpü yardımı ile günde 6 gram Reishi ekstresi almaktaydı, fakat hastalığının toparlaması ile birlikte, ağız yolundan günde 3 gram Reishi almaya devam etti. dozaj azalmış olmasına rağmen tümörü 1 cm'ye kadar küçüldü. hafızasının da yerine gelmesi ile birlikte hasta taburcu oldu ve şu anda ailesi ile birlikte yaşamakta. 

2) 6 ayda gerileyen akciğer kanseri: 

Bir keresinde 50 yaş üstü göğüs kanseri bir kadın hastam oldu. göğüs operasyonu yapıldıktan sonra, hastalık akciğerde metastas yaptı. durumu kan kusacak kadar kötüleşmişti. (kan kusma, tıptaki adıyla hemoptisis, kanser hastalığında son aşamada ortaya çıkan bir komplikasyondur.) bu durumdayken günde 6 gram Reishi almaya başladı ve bu dozajı 6 ay boyunca korudu. bu sürenin sonunda akciğerindeki tümör yok oldu. daha önce çok çabuk nefesten kesilirken şimdi yorulmadan merdiven çıkabiliyor. bu yaşadıklarından sonra onun da Reishi tedavisine güveni tam. 

3) Mega doz ile tamamen iyileşen göğüs kanseri hastası: 

Bu hastanın göğüs kanseri ve metastas yüzünden kemiklerde oluşmuş kanserli hücreleri mevcuttu. başından aşağısını hareket ettirme yetisini kaybetmişti. çok acı çekiyordu ama şansılıyız ki, sindirim sistemi halen görevini sürdürebilmekteydi. bundan yararlanarak günde 9 gram Reishi ekstresi vermeye başladık, bu dozu kısa zamanda günde 20 grama yükselttik. sadece 2 ay içinde tüm acısı yok oldu. yürüme yetisini yeniden kazandığında da taburcu edildi. 

4) 6 ayda toparlanan, karaciğere sıçramış rektum kanseri: 

Bir süre önce bu hasta, rektum kanseri metastası nedeniyle ortaya çıkmış karaciğer kanseri tedavisi için hastaneye geldi. günde 6 gramlık dozaj ile Reishi verilmeye başlandı. 6 ay sonra yapılan ct taramasında karaciğerde bulunan tümörün 1 cm'ye küçülmüş olduğu görüldü. yine de ct uzmanları bunun Reishi'nin sonucu olduğuna inanmadılar ve yanlış tarama yapıldığını iddia ettiler. bu tavırlarına karşı oldukça sinirlenmiştim, çünkü sadece tümör değil, hastanın tüm sağlık belirtileri düzelmekteydi ve bu bence yeterli bir kanıttı. rektal kanserlerin tedavisi çok zordur ve çoğu vaka ölümle sonuçlanır. ancak bu hasta çok yumuşak ve kolay bir tedavi süreci geçirmişti, üstelik bunu sadece Reishi sağlamış olabilirdi. 

5) Yeniden yürümeyi başaran pankreas kanseri hastası: 

Yeni ameliyat geçirmiş 60 yaşındaki bir kanser hastasının durumu kötüleşmekteydi. vücudunda ödem oluşmuştu ve kilo kaybetmişti. test sonuçları, kanında oldukça yüksek sayıda ca19-19cea bulunduğunu söylüyordu. ona, uyguladığımız tedaviye devam ettiğimiz taktirde kısa süre sonra öleceğini söylemiştim. finansal sebepler yüzünden değişik tür bir ilaç tedavisi yapıldı ancak vücudu olumlu cevap vermedi. bu nedenle günde 30 gram c vitamini enjeksiyonu eşliğinde, ağız yoluyla günde 9 gram Reishi vermeye başladık. bu tedaviye yaklaşık 1 yıl kadar önce, 1986 ağustosunda başladık ve bugün yapılan testlerde eski hastalığının hiç bir belirtisi kalmamıştı. hasta günlük yaşantısına, günde 5 gram Reishi alması haricinde, eskiden olduğu gibi devam etmektedir. hastaneye her 2 haftada bir kontrol için gelmekte ve kanındaki ca19-19 sayısı sürekli azalmaktadır. 

Hastanemde bu şekilde örnek verebileceğim bir çok kanser vakası vardır. her ne kadar akciğer, karaciğer ve beyin kanserleri daha ciddi hastalıklar olsalar da sindirim yollarını hedef alan kanser tiplerine göre daha kolay tedavi edilebilmektedir; çünkü hastalar Reishi ekstresi ağız yoluyla ve kolayca sindirebilecek durumda olmaktadırlar. 

Kanser dışında, Reishi'nin bir o kadar etkili olduğu bir diğer hastalık ise hepatitdir.. günde 1 ila 3 gram arasında Reishi verilen hepatit hastalarında mükemmel sonuçlar elde edilmektedir. 

6) Reishi sayesinde iyileşen hepatit hastası: 

Yıllardan beri hepatit hastası olan bir kişi, kanındaki sgot ve sgpt sayısı 200 - 300 civarındayken bize geldi. normalde olması gereken miktar 30'un altıdır. hastaya günde 3 gram Reishi vermeye başladım ve 2 ay içinde sgot & sgpt sayısı 50'ye düştü. her ne kadar bu sayı normal miktardan yüksek olsa da, bu düzenli Reishi kullanımı ile çözülebilecek bir sorundu. bu noktada test amaçlı olarak Reishi kullanımı kestirdim ve sayım bir anda 150 - 200 aralığına çıktı. tedaviyi yeniden başlattığımızda ise tekrar düzelme görüldü. bu sayede Reishi'nin hepatit üzerine olan etkisini kanıtlamış oldum. belirtmeliyim ki burada da c vitamini ile beraber kullanım esastır. hepatit tedavisinde 3 gram Reishi için karşılık gelen c vitamını dozajı 6 gramdır. ayrıca hepatit tekrarlama şansı çok yüksek olan kronik bir hastalıktır ve bunu engellemek için daha küçük dozlarda Reishi kullanımına sürekli devam etmek gerekir. önlem almak her zaman en iyi çözümdür. 

Reishi diğer kronik hastalıklara karşı da oldukça etkilidir ve c vitamini ile beraber kullanımı en iyi çözümdür. Reishi en iyi etkisini uzun dönem önlemi olarak, sürekli kullanıldığında gösterir. özet olarak Reishi, acıyı azaltma, vücudun bağışıklığını güçlendirme ve yaşamı uzatma konusunda kendini kanıtlamıştır. yine de kanser kontrolü konusundaki rolü %100 belirlenmemiştir. günümüzde kansere karşı kullanılan ilaçlar oldukça etkilidir ancak, ne yazık ki, yan etkileri de bir o kadar fazladır. Reishi yaklaşık 3000 yıllık bir geçmişe sahiptir ve bu süreç içinde kayda geçmiş hiç bir yan etkisi yoktur. bu yüzden Reishi'nin bir tedavi ve önlem aracı olarak kullanılmasını, güvenlik açısından önermekteyim. umarım her kesimden insanlar bu projeye katılır ve Reishi ile ilgilenir ve umarım, yakın gelecekte, Reishi insanoğluna daha uzun bir ömrün kapılarını açar.

 
Yaşlılığa Etkileri

  Ganoderma lucidum polisakkarit ve polipeptitleri aşağıdaki mekanizmalarla yaşlanmayı yüksek düzeyde yavaşlatır.

a-Bağışıklık sistemini güçlendirip düzenlemek suretiyle; böyle bir güçlendirme yeni yetişkin insan da olduğu kadar ileri yaşlardaki insanlarda da çok başarılı bir şekilde gözlenmektedir. Özellikle gençlerde Ganoderma lucidum etkinliğiyle sağlıklı ve optimal bir gelişim bağışıklık sisteminin en büyük destekçisidir.

b-Nükleik asit ve proteinlerin sentezlenmesini optimize eder. Araştırmalar göstermiştir ki kişinin yaşı fazla önemli olmaksızın  nükleik asit ve proteinlerin optimize edilmiş senteziyle özellikle kanda, karaciğer ve kemik iliğinde yüksek hücre konsantrasyonlarına ulaşılmaktadır. Bu da yaşlanmanın en önemli engelleyicisidir. Gözlenmiştir ki ganodermanın yaşlanmayı geciktirme etkisi sadece yetişkinlerde değil gençlerde de aynı şekilde gerçekleşmiştir.

c-Serbest radikaller üzerine etkisi; yaşlılığa neden olan etkenlerden birisi vücuttaki hücrenin kendi antioksidan bileşiklerinde azalma meydana gelmesi veya SOD gibi antioksidan benzeri bileşiklerde azalma ortaya çıkmasıdır.
     Bu tip antioksidanlar vücudu serbest radikallerin sebep olduğu hasarlardan korumada mutlak gerekmektedir. G. Lucidum polisakkaritleri SOD ye çok benzer özel bileşikler şeklinde serbest radikalleri yok ederek ve yağların aşırı oksidasyonunu durdurarak vücudun hasar görmesini engellemektedir. Bu tip aktiviteler hücreleri korur ve onların yaşlanmasını geciktirir.

d-Ganoderma lucidum polisakkaritleri hücrenin çekirdeğinden DNA sentezini arttırarak hücre bölünmesini teşvik eder ve endirekt olarak bu yolla da yaşlanmayı yavaşlatmış olur.

 
Tümörlere Etkisi


     Tümörün oluşmasında asıl etken immun sistemin bozukluğu veya zayıflığıdır. Ganoderma lucidum immun sistemi düzenleyen ve aktive eden en iyi materyaldir. Önce vücudun bağışıklık mekanizmasını güçlendirir ve vücudun tümöre karşı kendi kendini müdafaa etme yeteneğini arttırır.

     Ganoderma lucidum monositik makrofajların özellikle interlökin h sentezini aktive ederek fonksiyonel yönden güçlendirmektedir. Lökositlerin üretimini hedef alan fakat kanın tüm elemanları için geçerli olan sentez kapasitesini arttırır.

     Kanser hücreleri üzerine inhibisyon etkisi yapan bileşenleri sayesinde giderek anti tümör ilacı, kanserden koruyucu diyet elemanı ve klasik kanser tedavilerine destek amacıyla daha da yaygın anlamda kullanılmaktadır.

    Ganoderma lucidum insan vücudu üzerine olumsuz ve toksik etki yapan her şeyi yok eder. Bağışıklığı hiçbir toksik etki yapmaksızın güçlendirme özelliği

    Ganoderma lucidumun diğer bütün ilaçlara karşı asla erişilemez üstünlüğüdür.

Ganoderma Lucidium ’un Tıbbi Etkinliği ve Biyoaktif Bileşikleri Açısından Japonya’ da Yapılan Araştırmalar:

Mannen Take mantarı ismi de verilen ve dünya da Reishi adıyla tanınan Ganoderma lucidum Japonya ’da, Çin ’de ve birçok Asya ülkesinde çeşitli şekilde besin ve ilaç olarak kullanılan bir mantardır. Son zamanlarda yapılan araştırmalar göstermiştir ki Reishinin karsinostatik bileşiklerinin en önemlisi β-8-1-3-D-Glukan isimli bir polisakkarittir. İmnünoterapi başta olmak üzere bu polisakkaritin yepyeni bir karsinostatik ajan olarak çok ümit vaat ettiği anlaşılmaktadır. Klasik kemoterapi kimyasallarına hiç benzemeyen farmakokinetik etkinlikle yani uygulandığı organizmanın immünolojik cevap mekanizmasını güçlendirerek etkin olması sebebiyle neredeyse hiç yan etkisi bulunmamaktadır. Reishinin bu özelliğinin yanı sıra içerdiği diğer birçok birleşiğin kan basıncını düşürme, kan kolestrol düzeyini indirgeme, kan şeker düzeylerini düzenleme ve platelet (trombosit) agregasyonunu inhibe etme gibi çok sayıda faydalı etkinliği de ortaya çıkarılmıştır. Son yıllarda mikronize edilmiş Reishi preparatlarıyla Reishi Ekstraktlarının immünomodulasyon etkinlikleri Thai-HIV ve AIDS hastalarına klinik ortamda aplike edilerek araştırılmış ve son derece yüksek etki gösterdiği bulunmuştur. Ganoderma Lucidium ‘dan izole edilen bazı triterpenoitler son derece yüksek düzeyde oksidekomponentler olarak tanımlanmış ve çok ilginç biyolojik aktiviteleri bulunduğu tespit edilmiştir.

Yapay ortamlarda reishi kültürü :

Ganoderma lucidum mantarının kontrollü koşullarda kültürü ile ilgili ilk çalışmalar T. Henmi ve arkadaşları tarafından 1937 yılında başlatılmıştır.Ancak ilk kez başarılı bir kültür Y. Naoi tarafından 1971 de gerçekleştirilmiştir. O günden beri gerek talaş karışımları gerekse odun kütüklerinde zaman zaman zirai artıkların değerlendirilmesi şeklinde kültürü yapılmaktadır. 1995 yılı verilerine göre sadece Japonya da üretilen Reishi düzeyi kuru ağırlık olarak 500 ton civarındadır. Günümüzde Çin, Tayvan, Kore, Tayland ve Vietnam yoğun üretim yapan ülkelere örnektir.

Reishide Bulunan Farmakolojik Aktif Komponentler:

Genel anlamda Reishi meyvesinin ana komponentleri serbest amino asitler ve polisakkaritler olarak gruplandırılabilir. Bunların kantitatif ölçümleri kültür ortamlarının birleşimine de bağlı olarak her işletme için ayrıca yapılamalıdır. Reishinin en güvenilir etki yapan aplikasyon şekli suda kaynatılarak elde edilen Reishi çayında görülmektedir. İçerisinde yaklaşık %10 kuru madde kalıncaya kadar yoğunlaştırılabilen Reishi ekstraktı şimdiye kadar ki çalışmalar da yapısında ki bileşiklerin saf olarak elde edilmesine müsaade etmeyen bir davranış sergilemektedir. Buna rağmen   son yıllarda ki yoğun çalışmalarda aşağıda ki komponent grupları oldukça saflaştırılmış halde tanımlanabilmiştir. Özellikle anti tümör etkinliği olan bileşenler, mantarlardan elde edilen anti tümör aktivite gösteren bileşikler başlığı altında ayrı bir bölüm şeklinde incelenmişlerdir.

  1. Acı Terpenoidler : Reishinin meyvesi ekstrem acı bir meyve olup sahip olduğu tat diğer herhangi bir mantarda yoktur. Acılık mantarın suşundan üretim tekniğine kadar birçok etken tarafından belirlenmektedir. Acılık mantarın ürediği ortamda yoktur. Siyah reishi denilen türünde de yoktur. Acı tadı ile farmakolojik etki arasındaki ilişki tam olarak anlaşılamamış olmakla beraber, acılığın farmakolojik uygunluğun işareti ve ganoderma olduğunun mühürü olarak kabul edildiği görülmektedir. Acı tadı  oluşturan komponentler, bunlarla sıkı ilişkili bileşiklerin yanı sıra yüksek düzeyde okside olmuş lanositan triterpenoidler kromatografik tekniklerle reishi den ekstrakte edilerek saflaştırılmışlar ve acılıkları bakımından incelenmişlerdir. Ayrıca bazı triterpenoidler anti alerjik etkinlikleri yönünden araştırılmışlardır.
  2. Stereoidler : Ergosterol (Provitamin D2) reishi de %0.3-0.4 düzeyinde bulunmuştur. Daha ileri düzeydeki analizler göstermiştir ki stereoidlerin ana grupları 24-metilkolesta-7 yapısında ergesterol ve buna benzer alt bileşiklerdir. Son yıllarda ganodesteron denilen özel bir stereoidte izole edilmiştir.
  3. Nükleozidler ve Nükleotidler: Diğer birçok mantarda olduğu gibi reishide de adenozinler, GMP, XMP, RNA vb. bileşenler vardır. Reishinin sıcak su ve alkol ekstraktlarında son zamanlarda bulunan yeni nükleosidler arasında adenozin ve guanizin taşıyanların bulunduğu ve bunların antithrotik aktivite (trombosit agregasyonu inhibisyonu) gösterdikleri ispatlanmıştır.
  4. Hipoglisemik Bileşikler : Ganoderan B ve C intraperiteonal aplike edildikleri normal veya alloxan aracılı hiperglisemik farelerde yüksek düzeyde hipoglisemik aktivite göstermektedir. Bu kompleksler reishinin sıcak su ekstraktına etanol katılarak çöktürülen glikan ve proteoglikanlardır. Özellikle sıcak suda çözünen polisakkaridleri arasında ayırt edilen ve %3 amonyumokzalatta çözülebilen bir heteropolisakkarid ile %5 NaOH ta çözünen bir peptidoglikanın çok güçlü anti tümor etkisi ve hipoglisemik aktivite gösterdiği bulunmuştur. Özellikle heteropolisakkarit gruplarında bu etkinlik çok daha belirgindir.
  5. Kan Basıncını Dengeleyen Bileşenler: Reishinin homeostasis (hipotensiv ve hipertansif etkinlik) etkinliği olduğu bilinmektedir. Moleküler ağırlığı  100.000 dalton dolayında olan bir peptidogilkan reishinin sıcak su ekstraklarında bol miktarda bulunur ve doğuştan veya sonradan olma her türlü hipertansif farede hipotensiv etki gösteren bir bileşiktir. Yapılan bir tıbbi çalışmada hipertansiyonlu hastaların yaklaşık yarısının kendilerine sadece Reishi ekstrakti verilmesi halinde hipertansiyonlarının ortadan kalktığı gösterilmiştir. Araştırmalarda bildirildiğine göre hipertansiyona sebep olan anjiotensin-1-konverting enzimi, ganoderik asitler, ganoderal A ve ganoderol B tarafından inhibe edilmektedir.
  6. Antithrombotik komponentler (Plathelet Agregation İnhibitors) :Mantarlardan izole edilen bazı bileşiklerin antithrombotik etki gösterdiği bilinmektedir. Reishinin %80 Etanol içindeki ekstraktı yapılan araştırmalarda Adenozin,Guanozin ve bunların derivatlarının oluşturduğu güçlü inhibitörler içermektedir. Bunlara ek olarak bu nükleotidlerden çok daha güçlü yepyeni bir bileşiğin varlığı da fark edilmiş ve bunun adına 5-Deoksi-5-Metilsülfinil Adenozin denilmiştir.

Reishinin Anti-Tümör Bileşenleri:

Ganoderma lucidum mantarının meyveleri düşük moleküler ağırlıklı çok sayıda komponent içermektedir. Bunlar arasında serbest monosakkaridler, şeker alkolleri, oligosakkaridler, amino asitler, organik asitler, stereoidler, lipidler, terpenoidler, kumarin, tanin ve benzeri bileşikler bulunur. Bunların çoğu su-alkol, su-aseton ve su içinde ekstrakte edilebilen bileşikler durumundadır.

  1. 1. Sitotoksik Terpenoidler : Ganoderik Asit-R,-T,-U,-V,-Y,-Z olarak adlandırılan ganoderma triterpenoidleri sitotoksisite esaslı karsinostatik etkili bileşikler olarak tanımlanmaktadır. Bu etkileri in vitro koşullarda hepatoma hücreleri üzerinde ispatlanmıştır.
  1. 2. Antitümör Etkili Polisakkaridler : Reishi ’nin sıcak su ekstraktlarında, amonyum okzalat çözeltilerinde, alkelen çözeltilerinde, DMSO çözeltilerinde ekstrakte edilen birçok polisakkaridi ve bunların protein kompleksleri kromatografik yöntemlerle ayrılmışlardır. Bu polisakkarid fraksiyonu Sarkoma 180 hücreleri taşıyan farelerde antitümör aktivitesi yönünden araştırılmışlardır. D-Glucan türevlerinin çoğunlukta olduğu birçok grupta çok güçlü anti tümör aktiviteleri bulunmuştur. Bunların hepsi yeni antitümör ajanlar olarak kullanıma alınmaya çalışılmaktadır. Buna ek olarak immunomodule antitümör aktivitesi veya antiinflammatorik etkinlik gibi olgulara sadece suda çözünen β-D Glucanlar arasında değil aynı zamanda suda çözünmeyen hemiselüloz kısımlar arasında da rastlanmaktadır. Ayrıca alfa-D Glucan (Glükojen benzeri polisakkaridler) karakterinde bazı bileşenler bulunmuş ancak bunlarda anti tümör aktivitesine rastlanmamıştır.
  1. 3. Lifsi Yapılar (Dietary Fibers): Reishinin insan tarafından değerlendirilemeyen yüksek moleküler yapılı lifsi fraksiyonunun da β-Glucan ağırlıklı ve kitinöz bileşiklerle heterapolisakkarid grubu bileşikler taşıdığı ve bunların düzeninin reishinin kuru maddesinde %10 ile %50 si düzeyine ulaştığı bulunmuştur. β-D Glucan ve kitinöz bileşiklerin karsinostatik aktivite gösterdikleri anlaşıldıktan bu yana, bunların farmakolojik faydaları da kabul edilmektedir. Ayrıca bu bileşiklerin sindirim sistemindeki zararlı maddeleri (kansorejen bileşikleri) absorbe ederek bağırsaktan emilmelerini önlemede de çok önemli olduğu kabul edilmektedir. Bu lifsi yapıların bağırsak hareketlerini hızlandırarak laksatif etkinlik gösterdikleri de anlaşılmaktadır. Bu da kolon ve rektum kanserleri açısından ilave bir koruyucu etkinliktir.

  1. 4. Germanyumlu Bileşenler: Gingzeng ’ten elde edilen bazı bileşiklerin Doğu Tıbbında yüksek düzeyde Germanyum içerikleri yönünden tedavi amacıyla kullanıldıkları bilinmektedir. Ganoderma lucidum, Germanyumu kendi bünyesinde konsantre haline getirmektedir. Antitümör aktivitesi, interferon indükleme yeteneği ve germanyum içeriğiyle Reishi bir önem kazanmaktadır. Çünkü kanserin son aşamasındaki hastaların ızdıraplarını dindirmektedir. Bu etkinliği gösteren bileşikler germanyum bileşikleridir.

Amerika Birleşik Devletlerinde Ganoderma Lucidiumun Durumu:

Anti İnflammatorik Ajan olarak Ganoderma Lucidum : Alzheimer hastalığı öncelikle ileri yaşların bir bozukluğu olup hastalık yavaş yavaş kendilerini normal hayatta tutacak bilgileri ve aktivitelerini kaybetmeye başlarlar. Sonunda tamamen bakıma muhtaç duruma gelirler. Amerika birleşik devletlerinde bu durum ölüm sebeplerinin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Alzheimer hastalığının tedavisi ve korunması yönünde şu an için elimizde son derece sınırlı imkanlar olup elde edilecek en başarılı sonuç hastalığı sadece kırk hafta geciktirme ile sınırlıdır. Son yıllarda yapılmakta olan araştırmalarda Alzheimer hastalarının beyinlerindeki ödemin (inflammasyon) nörodejenarasyonun hızıyla doğru orantılı olduğu ve hatta buna sebep olduğu öğrenilmiştir. İnflammasyon olmadığı sürece nörodejenarasyon meydana gelmemektedir. Hatta amiloid-b peptidi pozisyonu bozuk ve nörofibriller kargaşa bulunan hastalarda bile bu durum saptanmaktadır. Prospektif ve retrospektif veriler, gerek erkek gerekse kadında nonstereoid anti-inflammotorik ilaçlar verildiği takdirde Alzheimer hastalığı riskinin azaldığını göstermektedir. Dolayısıyla Ganodermanın çok eski tıp kitaplarında bile, hafızayı arttırıcı, unutkanlığı yok edici ve en ileri yaşta bile pırıl pırıl bir hafıza bahşedilme etkisinden söz edilmesi, bütün dikkati bu mantar üzerinde yoğunlaştırmıştır. Bu konuda en güvenilir yayın SHEN NONG BEN CAO JİNG Cilt-1 M.S. 456-556 tarihinde yayınlanan eserde bulunmaktadır. Farelere oral yolla verilmiş Ganoderma preparatlarının anti inflammatorik özellik gösterdiği ispatlanmıştır. Her ne kadar Ganorderma lucidumun beyine geçerek anti inflammatorik aktiviteyi bizzat yok ettiği konusunda verimiz olmamakla beraber bu mantarın hafıza güçlendiren etkisinin anti-inflammatorik bir farmakokinetik etkinlikle bağlantılı olduğuna inanılmaktadır. Kalp damar araştırmalarında aspirinin kalp damar hastalıklarının sıklığını azalttığı fark edilmiştir. Aspirinin anti-inflammatorik aktivitesinin plazmadaki yüksek reaktif protein-C  düzeyinin oluşturduğu sistemik inflammasyon riskinin azaltılması şeklinde bir aktivite olduğuna inanılır. İnflammasyon tarafından tetiklenen kardiovasküler hastalıklar ve Alzheimer gibi iki önemli hastalıktaki Ganoderma etkinliğinin daha derin araştırılmasına çalışılmaktadır. Ganoderma İnternational Research İnstitute N.Y. USA (1993) Ganodermanın bilimsel ve tıbbi araştırmalarının uluslar arası araştırmalar şeklinde yürütüldüğü merkezdir. Ganoderma ile ilgili kalite standartlarını koyma çalışmalarını da yapmaktadır. Amerika Birleşik Devletlerinde Ganoderma araştırmaları çok yaygın değildir. Bunun sebebi bu yönde kullanılacak araştırma fonunun olmamasıdır. Ancak halk arasında bitkisel tıbba olan ilgi giderek artmaktadır. Bitkisel ürünlerin alternatif tıp çerçevesinde satış meblağları her yıl artmaktadır. 1993’te Ganoderma meşe ağacıyla ilişki kurabilen ilk uzun sporlu mantar türü olarak  kabul edilmiştir. 1994’te ilk Ganoderma monokaryonları izole edilmiştir.

1994’te SLOAN-KETTERİNG CANCER CENTER’de yapılan klinik araştırmalarında Ganodermanın;

  1. Bireylerin yüksek kanser riski tehdidi altında durumunda kemoprofilaksi (kimyasal koruma) amacıyla kullanılması
  2. Metastaz oluşumunu engellemek veya kanser tekrarını durdurmak için destek olarak (Adjuvant) alınması
  3. Kaşeksi ve ızdırap devresine girmiş kanser vakalarını ağrısızlaştırma desteği olarak tüketilmesi
  4. Ve şu anda uygulanan kemoterapinin dehşet verici yan etkilerini azaltmak. Lökosit sayılarını korumak ve kemo veya radyo terapinin çok daha optimal uygulanmasına yardım etmek için kullanılması tavsiye edilmektedir.

İnsanlara verilen Ganoderma dozları geleneksel dozlardan çıkartılıp farmakokinetik prensiplere göre düzenlenecek bir doz düzeyi saptanmaya çalışılmaktadır.

Bu konuda ki araştırmalar şu şekilde özetlenebilir;

-Her gün yarım ile bir gram kuru Ganoderma çayının sağlıklı insanların sağlıklarının korunmasında;

-İki ile beş gramının çayının stres, otoimmun hastalıklar, kronik sağlık problemleri ve kronik yorgunluğun ortadan kaldırılmasında

-Nihayet günlük 5-10 gr kuru Ganodermadan elde edilen çayında çok ciddi hastalıkların tedavi desteği amacına yönelik kullanılmasının uygun olacağı noktasında fikir birliğine varılmıştır.

Günümüzde Amerika Birleşik Devletlerinin bu mantarla özdeşleştirmeye çalıştığı en önemli iki hastalık grubu Kalp Damar hastalıklarıyla Alzheimer hastalığıdır. Bu merkezde ki araştırmalar Ganodermanın uzun yaşam bahşeden etkinliğinin batı tıbbına aktarılması şeklinde de özetlenebilir.

En önemli etkenler ise şunlardır :

  1. Ganoderma yüzlerce yıldır yaşlılıkta hafıza kaybını engellemesi ile tanınmaktadır.
  2. Ganoderma anti-inflammatorik etkindir.
  3. İnflammasyonun Alzheimer hastalığının gelişmesinde öncü olduğu anlaşılmıştır.
  4. Uzun süre kronik anti-inflammatorik madde kullanan insanlarda Alzheimer ’ın pek ortaya çıkmadığı fark edilmiştir.
  1. A. Ganoderma ve Yaşlılık: M.S. 500 yıllarda yayınlanmış çin yazıtlarında Ganoderma lucidum’ un yaşam enerjisini canlandırdığı, düşünme yeteneğini geliştirdiği ve unutkanlıktan koruduğu bildirilmektedir. Vücudu ve hafızayı tazeler, yaşlanmayı erteler ve bireyi uzun bir yaşama hazırlar. 1996’da Mizuno tarafından bireyin mental yeteneklerini stabilize ettiği bulunmuştur. Thaoist inanca göre hafıza hem sağlığın korunmasının hem de uzun yaşamın en güçlü motorudur.
  2. B. Anti-İnflammatorik Etki: Stavinoha ve arkadaşları 1191 ve 1996 de yayınlanan fare deneyleri sonuçları üzerinde Ganoderma lucidum çok güçlü bir anti-inflammatorik ajan olduğunu ispatlamıştır. Bu mantarın farelere ağız yoluyla verilen su ekstraktları(çayları) gerek carrageennan ve gerekse croton yağı ile oluşturulmuş inflammasyonlara karşı çok etkin bulunmuştur.

KAYNAK:

1)     T. Mizuno: Antitumor Active Substances of Mushroom Fungi, Based Science and Latest Technology on Mushroom, pp. 121-135 (1991), Nohson Bunka Sha, Tokyo.

2)     T. Mizuno: Chemistry and Biochemistry of Mushrooms, pp. 35-45, 211-221 (1992), Gakkai Shuppan Center, Tokyo.

3)     T. Mizuno: REISHI Mushroom, Recent Deuelopment of Physiologically Functional Food, pp. 319-330 (1996), CMC Co. Ltd., Tokyo.

4)     T. Mizuno: Food Function and Medicinal Effects of Mushroom Fungi, pp. 1-170 (1994), Laboratory of Biochemistry, Faculty of Agriculture, Shizuoka University, Shizuoka.

5)     T. Mizuno: Mushroom Science and Biotechnology, 1, 53-59 (1994).

6)     T. Mizuno: Mushroom Science and Biotechnology, 2, 99-114 (1995).

7)     T. Mizuno: Food and Food Ingredients Journal of Japan, No. 167, 69-85 (1996).

8)     T. Mizuno: Food Reviews International, 11,7-21, 23-61, 151-166 (1995).

9)     T. Mizuno: GANODERMA LUCIDUM, p. 253-279 (1996), IL-YANG Pharm. Co. Ltd., Seoul Korea.

10) T. Mizuno: Mushroom Book No. 1, p. 60-65, p. 106-112 (1995), Tokyo Igakusha, Tokyo.

11) T. Mizuno: Reishi Book No. 1, p. 88-92 (1997), Tokyo Igakusha, Tokyo.

12) T. Mizuno et al: Unpublished data.

13) Bass, L&Young, A. (1996). The Dietary Supplement Health and Education Act: A Legislative History and Analysis Washington D.C. Food and Drug Law Institute Chang, R (1994) Effective Dose of Ganoderma in Humans; Proceedings of Contributed Symposium 59A, B 5th International Mycological Congress, Vancouver: pp. 117-121. Chang, R (1993) Limitations and Potential applications of Ganoderma and related fungal polyglycans in clinical onology; First International Conference on Mushroom Biology and Mushroom products: 96.

14) Chen, A.W., Hu, A.W-L, (1994), Strategies for obtaining Monokaryons in Ganoderma species; Proceeding of Contributed Symposium 59A, B 5th Internatinol Mycological Congress, Vancouver: pp. 45-56.

15) Chen, A:W:, McLeod, K.W., Workman, S.W., Moran, M.A. (1993) Ecological Studies of a long-spored Ganoderma species from the Savannah reiver site, South California; First International Conference on Mushroom Biology and Mushroom products : 103. Corrada, M., Stewart, W.,&Kawas, C. (1996). Nonsteroidal anti-inflammatory drugs and the risk of Alzheimer’s disease. Neurology, 46, A433.

16) Maseri, A. (1997) Inflammation, atheroselerosis, and ischemic events-exploring the hidden side of the moon. New England J. Medicine, 336 (14) 1014-1015.

17) MeGeer, P., &Rogers, J. (1992). Anti-inflammatory agents as a therapeutic approach to Alzheimer ‘s diseas. Neurology, 42, 447-449.

18) Mizuno, T. (1996). Oriental Medicinal tradition of ‘Ganoderma lucidum (Reishi)’ in China. In T. Mizuno & B.-K. Kim(Eds), Ganoderma lucidum (pp. 101-106). Seoul, Korea : II Yang Pharm. Co. Ltd.

19) Ridker, P.M, Cushman, M., Stampfer, M.J., Tracy, R.P. and Hennekens, C.H. (1997) Inflammation, aspirin, and the risk of cardiovascular diease in apparently healthy men. New England J. Medicine, 336 (14), 973-979

20) Rogers, J.(1995). Inflammation as a pathogenic mechanism in Alzheimer ‘s disease. Alzheimer-Forsch., 45, 439-442.

21) Stavinoha, W., Satsangi, N., & Weintraub, S. (1995). Study of the antiinflammatory efficacy of Ganoderma lucidum. In B.-K. Kim, & Y.-S. Kim (Eds). Recent Advances in Ganoderma lucidum research (pp. 3-7). Seoul, Korea : The Pharmaceutical Society of Korea. Tavinoha, W., Slama, J., Weintraub, S., & Mobley, P. (1991). The Antiinflammatory activity of Ganoderma lucidum. Third International Symposium on Ganoderma lucidum, 9-21.

Reishi’nin Androjen Kaynaklı Prostat Kanserine Etkisi

Androjen kaynaklı prostat kanseri, hirsutizm, akne, androgenik alopecia ve bening prostatik hyperplasia(BPH) gibi hastalıklar günümüz modern topluluklarında ciddi problem durumundadırlar. Amerikan erkeklerinde ikinci sırada kanserden ölüm sebebi oluşturan prostat kanseri erkeklerde en sık konulan bulgular arasındadır. BPH yaşlı erkeklerde en sık görülen rahatsızlıklardan biridir. 50 ila 60 yaşlarındaki erkeklerde % 40, 80 ila 90 yaş arası erkeklerde % 90 BPH vardır. Prensipte prostaik androgen steroid bir enzim olan 5 α- reductase tarafından testosteronun dihidrotestosterona(DHT) çevrilmesi sonucu ortaya çıkar. Androgen için hedef dokular olan prostat gibi yapılarda testosteron DHT’ye çevrilmektedir ki bu en güçlü doğal androgendir. Bu proses androgenik cevabı yükseltir. Belki de bunun temelinde androgen reseptörünün(AR) DHT’ye testosterondan daha üst düzeyde afrinite göstermesidir. Erkeklerde gerek 5 α- reductase ve gerekse DHT hem fizyolojik hem de patolojik olarak kritik rol oynamaktadır. BPH’si veya prostat kanseri olan erkeklerde DHT plazma düzeyinin yükseldiği görülmektedir.

AR bir transkripsiyonal aktivatör olup çok aşamalı bir proses sonucu hedef dokulara gidecek ekstra selüler sinyal bileşikleri üretir. AR androgene cevap anlamında transkripsiyonu regüle etmektedir ki bu etkinlik prostat büyüklüğünün ve fonksiyonunun regülasyonuyla eş anlamlıdır. Şu anda anlaşılmıştır ki DHT gibi bir farklı derivatın AR’ye bağlanmasıyla ortaya çıkan derivat- AR kompleksi bunlara bağlı proteinlerle birlikte nukleusa geçmekte ve burada androgen cevabı elemanlarının sekuensları üzerine yapışmaktadırlar. Bunun sonucunda androgen cevapçı genlerin(ARGs) ekspresyonu kontrol edilmiş olur. Prostat-spesifik androgen (PSA) bir ARG olup AR’nin kontrolü altında çalışır ve şuan için prostat kanserinin en kabul edilir markerlarından biridir. AR’nin amplifikasyonu prostatik hastalıkların ortaya çıkmasına veya androgen kökenli prostat kanserine sebep olabilir. Bu yüzden transkripsiyonal regülasyonun ilk adımı DHT’nin AR’ye bağlanmasıdır. Androgen antagonisti bir bileşik DHT kaynaklı prostat büyümesini engelleyebilir. 5 α- reductase ve AR’nin inhibisyonu giderek gerek BPH, gerek prostat kanseri ve diğer DHT’ye bağlı akne ve erkek görüntü bozukluklarının tedavisinde en önemli farmakolojik strateji haline gelmektedir.

Binlerce yıldır mantarlar bir çeşit şifa kaynağı olarak bilinirler. Doğu Asya’da yüzyıllardan beri Ganoderma lucidum meyvaları ilaç olarak kullanılmıştır. Birçok insan hastalığı ve kanser -ki bunların arasında  hipertansiyon, hepatit, nefrit ve diğer önemli hastalıklar da bulunur- bu mantarla halk tebabeti kavramında tedavi edilmiştir. Şimdiye kadar prostat kanserinin gelişmesi ve yayılmasında inhibitör etkinliği bulunduğu yayınlanan Ganoderma lucidum çaylarının(hot water extracts) dışında bu bitkiden elde edilen % 30 etanol ekstraktları da özellikle androgen kökenli prostat hücre büyümesinin inhibitörü olarak bildirilmiştir. %99,5 etanol içinde Ganoderma lucidum ekstraktlarının 5  α- reductase inhibitör aktivitesinden kaynaklanan anti-androgen etkinliği gösterdiğini yayınladık. Aynı zamanda Ganoderma lucidum’un etanol ektsraktlarının testosteron kökenli prostat büyümelerini de baskı altına aldığı hayvan testlerinde gösterilmiştir.

CHEMİSTRY & BIODIVERSITY-Vol. 6(2009)

Anti-Androgen Effects of Extracts and Compounds from Ganoderma lucidum

by Jie Liu a), Sadaaki Tamura a), Kenji Kurashiki a), Kuniyoshi Shimizu a), Kiyoshi Noda b), Fomiko Konishi b), Shoichiro Kumamoto b), andRyuichiro Kondo *a)

a) Department of Forest snd Forest Products Sicence, Faculty of Agriculture, Kyushu University, Fukuoka, 812-8581, Japan (phone: + 81-92-6422811; fax: +81-92-6422811;

e-mail:ryukondo@agr.kyushu-u.ac.jp

b) Research Laboratories, Chlorella Industry Co., Ltd., Fukuoka 833-0056, Japan

 
KARDİYOVASKULER ETKİSİ


      Hayvanlarda yapılan deney ve klinik çalışmalar G. Lucidumun koroner arteri genişlettiğini damarlardaki kan akışını arttırdığını ve kardiyak kapiller dolaşımını geliştirdiğini desteklemektedir. Böylece oksijen kaynağı ve kardiyak kaslardaki enerji artmaktadır.

     Kan akımının yavaşlaması kaynaklı kalp rahatsızlıklarında kalbin korunmasına yardım eder. Ve kalp hastalıkların tedavisinde ve önlenmesinde idealdir. Ganoderma lucidumun hipertansif  hastalardaki trigliserit, lipoprotein ve kandaki kolesterol seviyesini azalttığı apaçık bellidir.

     Damar sertliği hastalığı olan arterial atheromotusun çeşitli tiplerini engellemektedir. Damar sertliği oldukça şekillendiyse G. Lucidum arter duvarındaki kolesterol miktarını azaltacak ve kan damarını yumuşatarak hasarı en aza indirecektir.

     Böylece romatoid artrit kökenli hastalıkların gelişmesini engellemektedir. Romatoit artrit bulunan insanlarda bile G. Lucidum  kolesterol seviyesini düşürdüğü için atardamar duvarları esnekleşir ve daha ileri düzeyde hasar görmesi engellenir.

     Bilhassa periferik dolaşımı güçlendirmesi ve platelet agregasyonu denilen damar içi pıhtı oluşumunu engellemesi mükemmeldir. Tüm bu etkinlikleri nedeniyle kardiyovasküler hastalıkların tümünde koruyucudur.

 
YAŞLANMAYA KARŞI ETKİSİ

     Ganoderma lucidum polisakkarit ve polipeptitleri aşağıdaki mekanizmalarla yaşlanmayı yüksek düzeyde yavaşlatır.

a-  Bağışıklık sistemini güçlendirip düzenlemek suretiyle; böyle bir güçlendirme yeni yetişkin insan da olduğu kadar ileri yaşlardaki
insanlarda da çok başarılı bir şekilde gözlenmektedir. Özellikle gençlerde Ganoderma lucidum etkinliğiyle sağlıklı ve optimal bir gelişim göstererek, bağışıklık sisteminin en büyük destekçisidir.

b-  Nükleik asit ve proteinlerin sentezlenmesini optimize eder. Araştırmalar göstermiştir ki kişinin yaşı fazla önemli olmaksızın  nükleik
asit ve proteinlerin optimize edilmiş senteziyle özellikle kanda, karaciğer ve kemik iliğinde yüksek hücre konsantrasyonlarına
ulaşılmaktadır. Bu da yaşlanmanın en önemli engelleyicisidir. Gözlenmiştir ki ganodermanın yaşlanmayı geciktirme etkisi sadece
yetişkinlerde değil gençlerde de aynı şekilde gerçekleşmiştir.

c-  Serbest radikaller üzerine etkisi; yaşlılığa neden olan etkenlerden birisi vücuttaki hücrenin kendi antioksidan bileşiklerinde azalma
meydana gelmesi veya SOD gibi antioksidan benzeri bileşiklerde azalma ortaya çıkmasıdır.
 
     Bu tip antioksidanlar vücudu serbest radikallerin sebep olduğu hasarlardan korumada mutlak gerekmektedir.

     G. Lucidum polisakkaritleri SOD ye çok benzer özel bileşikler şeklinde serbest radikalleri yok ederek ve yağların aşırı oksidasyonunu

durdurarak vücudun hasar görmesini engellemektedir. Bu tip aktiviteler hücreleri korur ve onların yaşlanmasını geciktirir.

d-  Ganoderma lucidum polisakkaritleri hücrenin çekirdeğinden DNA sentezini arttırarak hücre bölünmesini teşvik eder ve endirekt olarak bu yolla da yaşlanmayı yavaşlatmış olur.

 
NÖROASTENİAYA ETKİSİ

          Çin tıbbında G lucidum asab bozukluğu ve uykusuzluğu tedavi etmede neredeyse klasik bir ilaç şeklinde kullanılmıştır. Çünkü MSS üzerinde etkilidir. G. Lucidum ekstraktları olumsuz vücut aktivitesini fizyolojik düzeye indirgemektedir.  Bu inhibisyon neredeyse kantitatif hassasiyette olup aktivite düzeyini her türlü olumsuzluktan koruyacak düzeyde bir yardım sağlar.
         Ganoderma lucidum kafein gibi merkezi uyarıcı etkisi yapan bileşiklere benzer şekilde ölümü geciktirmesi göstermektedir ki sinir sistemini büyük bir etkinlikle uyarmaktadır. Eski Çin tıp yayınlarında Ganodermanın canlılığı koruyucu yaşam şevkini arttırıcı aklı geliştirici ve hafıza gücünü arttırıcı etkisi olduğu bildirilmektedir.
         Çok yakın bir zamanda sinirsel zayıflıktan kaynaklanan uykusuzluğun Ganoderma ile %87,14 %100 oranında tedavi edildiği bildirilmiştir.
         Bilhassa on onbeş günlük bir kullanım periyodu sonunda uyku düzelmekte, iştah artmakta ve vücut ağırlığı dengelenmektedir. Bunlara bağlı her türlü semptom azalmakta veya kaybolmaktadır.

 
HİPERTANSİYONA ETKİSİ



      Ganoderma lucidum anestezi altındaki tavşanlarda başarılı bir şekilde kan basıncını düşürmektedir. Sistolik ve diyastolik basınç %15, 25 oranda düşmektedir (özellikle diyastolik basıncı düşürmesi çok önemlidir). Dolayısıyla sinirsel aktivite inhibe edilmektedir. İnhibisyon düzeyinin %20, 40 olduğu düşünülür.

      Bir hastane bildirisinde yüksek tansiyonlu 18 vakadan Ganoderma lucidum eksraktıyla %88, 9 başarı elde edilerek başarı sağlandığı bildirilmektedir. Kan basıncını düşürme etkisini sempatik sinir sistemini inhibe etmesinden kaynaklandığı kabul edilmiştir.

       30 yüksek tansiyon hastasının tedavi edildiği bir diğer araştırmada %88,3 düzeyinde Ganaderma lucidum başarısı sağlandığı bildirilmektedir. Bunun ötesinde G lucidum takviyesinin diğer tansiyon ilaçlarını etkisini arttırma ve stabilize etme yönünde çok faydalı olduğu tespit edilmiştir.

 
Diyabete Etkisi



      Ganodermanın içerdiği bileşiklerden Ganoderma  B ve C olarak adlandırılanların kan şekerini düşürdüğü bulunmuştur. Bu etkinliğin Ganodermanın vücudun kendi dokuları tarafından kan şekerini daha iyi kullanılır hale getirmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. G. Lucidum bileşenleri bu olayda yağ asitlerinin serbest kalmasını engelleme yönünde insüline destek olduğu bulunmuştur. 

        Bilhassa idrarında ve kanında şeker yüksek insanlarda bu etki açıkça görülmektedir. Kan şekerinin173 den 116ya kolesterolün 230'dan 179'a düştüğü
bulunmuştur. Yine G. Lucidum suda çözünen polisakkaritleri insüline bağlı olmayan diyabetin kontrol altında tutulmasında etkilidir ve bu amaçla geniş ölçüde
kullanılmaktadır.

 
Güzelliğe Etkisi

Ganoderma lucidumun uzun gençlik ilacı adını almasının ana sebebi cildi koruması ve yaşlanmayı geciktirmesidir. Ganoderma sayesinde cildin su regülâsyonu mükemmelleştiğinden cilt, elastik nemli ve düzgün kalır. Ganodermanın ciltte melanin oluşmasını inhibe ettiği de bulunmuştur. Günümüzde Ganodermadan yapılmış güzellik ürünleri endüstrinin yeni parlayan yıldızı durumundadır. Bunlarla birlikte ganıoderma içeren besinler alındığında sinerjik bir etki ortaya çıkmaktadır. Banyo sularına ganoderma eksraktı katarsanız deriniz genç görünmekle kalmayıp bakteriyel enfeksiyonlardan da korunmuş olur.

Yukarıdaki tüm özelliklerine ek olarak ganoderma kemik iliğindeki kan sentezini desteklemesi sebebiyle çeşitli kan hastalıkları taşıyanlar ve yoğun radyasyon altında kalan insanlardaki düşük WC belirtilerinin ortadan kaldırılmasında çok etkilidir.Kronik kabızlığa son verir. Vücudun bağışıklık sistemi artığından AİDS de dahil olmak üzere viral enfeksiyonlardan korunmasını sağlar.

Uterustaki düz kasların aşırı kasılmasını engeller ve hamile kalınmasını kolaylaştırır.

Ganoderma retinadaki pigment denatürasyonunu, beyinin az gelişmişliğini ve anormal zayıf kas gelişmesini başarılı şekilde engellediği ve iyileştirdiği anlaşılmıştır. Baş ağrıları, sinir ağrıları ve kanserle ilgili ağrıları azalttığı da bulunmuştur.

 
Tempo Dergisi

 Uzakdoğu'da asırlardır hanedan içeceği olarak bilinen Reishi Mantarı, Türkiye'de de yetişiyor
'Uzun yaşam'ın sırrı 'mantar'da!

Mantarı Türkiye'de bir yıl önce tesadüfen bulan Prof. Ömer Çolak, yetiştirme sırrını girişimcilerle paylaşmaya hazır

    Prof. Ömer Çolak
Prof. Ömer Çolak     Göster

# Reishi Mantarı'nın uzun ve sağlıklı bir yaşam vaat ettiği iddia ediliyor
# Kansere karşı Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından kabul edilen tek ilaç
# Japoncada ölümsüzlük anlamına gelen 'Reishi'nin mantarı artık Türkiye'de üretiliyor
# Mantarı Türkiye'de bir yıl önce tesadüfen bulan Prof. Ömer Çolak, yetiştirme sırrını girişimcilerle paylaşmaya hazır
# İşlem görmeyen Reishi Mantarı'nın kilosu 2 bin dolar, işlemden geçirilen ise bin dolara satılıyor
# Hücreleri yenilediği, bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kan dolaşımını harekete geçirdiği ileri sürülüyor
# Sağlıklı insanların günde 1-2 gram, hastaların ise 5-6 gram bu mantarın suyunu içmesi uzun yaşamın ilk şartı

-----------------------
Uzun yaşamın sırlarını çözebilmek ya da ölümsüzlüğe ulaşabilmek insanoğlunun en büyük hayali. Bu uğurda birçok bilimsel araştırma yapıldı, hâlâ da araştırmalar sürüyor. Genetik şifrelerin çözülmesi bu anlamda insanları heyecanlandırmıştı, aynı şekilde klonlama da. Bunların dışında, halk arasında birtakım otların ya da meyvelerin sağlığa iyi geldiği ya da hayatı uzattığı inanışıyla kullanıldığı da biliniyor.

Peki haberimize konu olan ve şu anda Çukurova Üniversitesi Moleküler Biyoloji Departmanı'nda da üretim çalışmaları süren 'Reishi Mantarı' ne? Neden şimdiye kadar duymadık? Ve gerçekten ölümsüzlük mü vaat ediyor?

Hayır, bu mantar ölümsüzlük vaat etmiyor, ama uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırrını barındırdığı iddia ediliyor. Asırlar önce Çin'de ve Japonya'da sadece hanedanlar ve çocukları içebilirmiş bu mantarın suyunu. Halktan birisi bir ağaç altında bulduğunda bile saraya götürüp teslim edermiş. Çok seyrek olarak doğada bulunabildiğinden, halkın bu mantarı bulup saklaması idam cezasını getirirmiş yanında. Mantarın görüldüğü bölgeye yakın evler aranırmış. Ve söylenceye göre, sırf bu mantar yüzünden o zamanlar 100'e yakın insan hayatını kaybetmiş.

   
    Göster

Uzakdoğu hayaleti
Efsaneler bununla da bitmiyor. Bu mantarın ününü duyan Avrupalılar, gerçeğini hiçbir zaman göremedikleri için 'Fantom Mushroom' ilan etmişler onu. Yani bir Uzakdoğu hayaleti. Oysa gerçek. Ama bunu Batı dünyası ancak 1960'lardan sonra söyleyebilir hale gelmiş. Yaklaşık 3 bin yıldan beri Çin tıbbında kullanılan ve bitkilerin kraliçesi olarak anılan mantarı, Japon bir araştırmacı üretilebilir hale getirdiğinden beri dünyanın her kesiminden araştırmacının ilgisini çekmeyi sürdürüyor. Japon araştırmacı, sessiz sedasız tam 15 yılını Reishi Mantarı'nın kültürünü üretmeye adıyor kendini ve devamı da geliyor. Onun bulduğu yöntemle iki yılda mantar tüm üretim aşamasını tamamlamış oluyor. Japoncada Reishi, Çincede Ling Zhi, Latincede Ganoderma Lucidium, ABD'de de Mushroom of Immortality adıyla anılan mantarı, Türkiye'de de üretmeyi başaran bir bilim adamı var. Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Çolak. Laboratuvar koşullarında 'Ölümsüzlük Mantarı' olarak da bilinen Reishi Mantarı'nı yaşatan ve çoğaltan Çolak, girişimciler ilgi gösterdiği takdirde mantarın geniş alanlarda üretimi için destek vereceğini de belirtiyor.

Biyolojik eş önemli
Bir mantarda ortam koşullarını bulduktan sonra onu izleyen gelişmeler çok hızlı oluyor. Keza, Reishi'nin üretim şartları ortaya çıktıktan sonra gelişimi dünya genelinde çok hızlı bir şekilde gerçekleşmiş. Günümüzde Reishi, 90 gün içinde olgun hale gelmiş oluyor. Bu mantarın ait olduğu 'Basidiomyceles' mantar gruplarında misel aşamasının (ilk oluşum aşaması) ardından spor aşaması geliyor ve büyüme başlıyor. Sporlar ne diye sorarsanız; mantarın üzerinde görülen kahverengi tozlar. Bunların her biri 6-7 mikron uzunluğunda. Ve her birinde çimlenme borusu, yani yarı kromozom taşıyan bir bitki hifi (kök) yer alıyor. Bu hif dallanıyor, budaklanıyor ve bu mantar için karakteristik olan eşini aramaya başlıyor. Yani bir spordan çıkan filiz, yeni mantar yapmıyor bu mantarda. Kendisine biyolojik uyumlu eşini arıyor. Bunun biyolojideki açıklaması 'compatibility'. Bu eşi bulduğu zaman iki hif birbiriyle kaynaşıyor. Kaynaşma tamamladıktan sonra bu hiflerde bir çekirdek birinden, bir çekirdek diğerinden olmak suretiyle zengin bir ağ meydana geliyor. İşte üniversite bünyesinde yapay ortamda Prof. Dr. Ömer Çolak'ın oluşturduğu da bu. Mantarın üremesi için gereken şartlar sadece bununla da sınırlı değil. Genetik uyarı için oksijeni artırıp, karbondioksit miktarını azaltmak gerekiyor. Bu mantar, odun hammaddesi üzerinde doğal olarak gelişiyor. Çolak, kendi kurduğu üretim bandını, "Ben, sert ve geniş yapraklı ağaç talaşı kullanıyorum. Buna bir azot kaynağı ilavesi yapıyorum ve tam bir yıldır yetiştirme çalışmalarımı sürdürüyorum" diye açıklıyor.

Cam bir kapta kaynatılması şart
Sağlıklı insanların günde 1-2 gram, hastaların ise 5-6 gram Reishi Mantarı'nın suyunu içmesi uzun yaşamın ilk şartı. Mantarın bir iki gramı, dilimler halinde kesilip kaynatılıyor. Mantarın içeriğinde bulunan Germanyum maddesi metale yapışıp özelliği kaybolduğu için mutlaka cam bir kapta kaynatılması gerekiyor. Bir litre suya 2 gram mantar atılıyor. Su kaynamaya başladığında altı kısılıyor ve hafif hafif kaynatıldıktan sonra metal süzgeç kullanmadan süzülmesi gerekiyor. Daha sonra istenildiği an içilebiliyor. İçine kesinlikle şeker atılmıyor. Ve içilirken çok hafif bir süt kokusu geliyor. Mantarın kaynatılmasının nedeni içeriğinde bulunan biyolojik aktif maddelerin ancak kaynar suda ortaya çıkması. Bu maddeler ağırlıklı polysakkarid (uzun moleküllü şekerler) ve Germanyum. Prof. Dr. Ömer Çolak, dünyada yaklaşık 500 bilim adamının bu polysakkarid'lerin karakterini araştırdığını belirtiyor.

Polysakkarid'lerin çok özel bir yapıda olduğu ve insan vücudundaki bağışıklık sistemini uyardığı kabul ediliyor. Hücreler (hasta ya da değil) kendini hızlı bir şekilde yeniliyor.

Germanyum elementinin bu mantardaki molekül şekliyse, kendini yenileyebilmek için insan vücudu tarafından en fazla ihtiyaç duyulan şekil. Doğada farklı şekillerde bulunan Germanyum'un diğer moleküler şekli insan vücuduna yararlı değil, hatırlatalım. Bağışıklık sisteminin uyarılması demekse; vücudumuzdaki transforme olmuş, karakteri bozulmuş hücrelerin veya yabancı organizmaların erken fark edilip yok edilmesi demek. Çünkü insan vücudunda da hücreler çoğaldıkça genetik materyalde hatalı sentez, hatalı eşleşme ve mutasyon meydana geliyor. Bu durumu yüzde 90 oranında tamir edebilen maddelerse Germanyum ve polysakkarid. Çolak, yaşlandıkça insan vücudunda bu yeteneklerde ciddi bir zayıflama söz konusu olduğunu, kanserin de yine bu zayıflık sonucu meydana geldiğini belirtiyor. Uzun yaşam için dünyada kabul edilen tek araçsa Reishi Mantarı. Ve bu yaşam, ağrılarla sızılarla doldurulmuş ama uzatılmış bir yaşam değil. Tam tersine normal bir uzun yaşam. Uzun yaşam ölçütü ise Uzakdoğu bilimcilerine göre 100-120 yıl arası.

Bu mantar dış ortamla insan vücudunu kontrol altında tuttuğundan, neredeyse hiçbir hastalığa geçit vermez konuma getiriyor. Hatta Japon Sağlık Bakanlığı tarafından resmen "Kanser tedavisinde kullanılmalıdır" diye de bir belgeye sahip.

---
Yasemin YURTMAN

http://www.tempodergisi.com.tr/saglik_cinsellik/05229/

 
Basında Çukurova Üniversitesi

Ölümsüzlüğün Sırrı Çay Bardağına Girdi

 

Birçok hastalığa iyi geldiği ve habis tümörlerle mücadele ettiği için adı ’ölümsüzlük mantarı’na çıkan ’Ganoderma Lucidum’, artık çay bardağında şifa dağıtıyor. Türkiye’de ilk kez Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Ömer Çolak’ın 1996 yılından beri üzerinde çalıştığı ölümsüzlük mantarı, başta kanser ve şeker olmak üzere birçok hastalıkla mücadele ediyor.

Çin Hanedanının Sırrı

Milattan önceki dönemlerde Çin imparatorluğunun yazıtlarında ’Tanrının yarattığı en kutsal bitki’ (Gods help) olarak bilinen ölümsüzlük mantarı, 1965 yılına kadar sadece yabanıl ortamlarda yetiştiğini hatırlatan Çolak, "Bu bitki çok ender bulunduğu için ona ’hayalet mantar’ (phantom mushroom) denilmiş. İlk zamanlar 2 yılda bir meyve veren bu mantar, çalışmalarımız sonunda yapay ortamda 100-150 günde meyve verir hale geldi" dedi.

Kültüre alınmasından itibaren içeriği araştırılmaya başlanılan mantarın, başta bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dikkat çeken Prof.Dr. Ömer Çolak, "Bu mantar, koroner damarların fonksiyonel işlevlerinin artırılmasından, şeker ve hipertansiyona kadar pek çok hastalığa karşı vücudu koruyor. Kanserli hücrelerin gelişmesini engelleyerek sağlıklı insanlarda kanser riskini neredeyse sıfıra indiriyor" diye konuştu.

Stresi Yok Ediyor

Mantarın, kanserli hücrelerin metastazlarını hızla yok edilmesinde yardımcı olduğunu belirten Çolak’a göre ölümsüzlük mantarının yararları bununla sınırlı değil; ölümsüzlük mantarı, kanın oksijen taşıma kapasitesini artırıyor, hormon dengesini sağlıyor, prostatı önlüyor, aynı zamanda ilk kez kullananların belirttiğine göre stresi de yok ediyor. Böyle olunca da zor bulunan ölümsüzlük mantarı, girişimci ruh sayesinde endüstrideki yerini alıyor.

İşlenmemiş Hali Makbul

"Reishi Çayı GanoTurk" adıyla mantarın kurutulmuş halini paketleyen bir firma, Prof.Dr. Çolak’ın da danışmanlığı ile bu ’ölümsüzlük iksiri’ni pazarlamaya başladı. Türkiye’de şimdilik sadece eczanelerde bulunan ölümsüzlük çayı hakkında daha detaylı bilgi, www.ganoturk.com adresinden alınabilir. Prof.Dr. Ömer Çolak, daha sağlıklı bir yaşam için mantarın işlenmemiş halinin 2-3 saat kaynatılarak çay olarak tüketilmesini öneriyor.

 
Kaynak : Sabah Güney

http://www.cukurova.edu.tr/content/asp/English/cuBasinOku.asp?id=13260/

 
Basında Milliyet Gazetesi

Bağışıklık sisteminde etkili mantar: Reishi

Çukurova Üniversitesinde 6 yıl önce deneme üretimine başlanan ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi olduğu belirtilen "Ganoderma Lucidum (Reishi)", "Kırmızı Reishi" olarak da bilinen mantar türünün seri üretimine başlandı.
AA muhabirine bilgi veren Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, Latince adı "Ganoderma Lucidum" olan ve "ölümsüzlük mantarı" olarak tanınan mantar türünün Çin, Tayvan, Japonya ve ABD’de üretildiğini belirterek, mantarın üretim koşullarının dünya genelinde sır gibi saklandığını ifade etti.
Prof. Dr. Çolak, Reishi’yi ÇÜ bünyesinde 6 yıl önce laboratuvar ortamında yetiştirmeye başladıklarını, araştırma sonuçlarının başarılı olması nedeniyle yurt içi ve yurt dışında da ilgi odağı olduklarını söyledi.
Reishi ile yıllar önce Manyas Gölü’nün kirliliğinin yok edilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda karşılaştığını belirten Çolak, şöyle devam etti:
"Araştırmalarım sonunda dünyada bir iki tane mantar türünün tıbbi açıdan diğer yenebilen mantarlara göre çok daha değerli olduğunu öğrendim ve bu mantarları araştırmaya yöneldim. Bu arada bunların doğada yetişenlerine ulaşmak da nasip oldu. Çukurova Üniversitesinin kampüsünde, Kapıdağ Yarımadası’nda, Bursa’da bu mantarlara ulaştım. Mantarlardan yola çıkarak laboratuvar koşullarında üretilen ve literatüre de giren çalışmalarımla bunların profesyonel olarak üretilebilirliğini ortaya koydum. Bu gelişmeden sonra 6 yıldır bu mantarla ilgili çeşitli biyoteknolojik çalışmalar yürütüyorum."
Mantarlarla ilgili araştırmalarını doktora ve yüksek lisans öğrencileriyle birlikte sürdürdüğünü dile getiren Çolak, amaçlarının "mantarın sağlıklı yaşam için ülke genelinde kullanılması" olduğunu söyledi.
Mantarın dünya genelinde 1985’ten bu yana sağlık üzerindeki etkisinin yoğun şekilde araştırılan en önemli bitki olduğunu söyleyen Çolak, mantarla ilgili yapılan uluslararası çalışmaların bulgularıyla ilgili "Sonuçlar, mantarın bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisinin bulunması nedeniyle sağlıklı bireyler tarafından kullanıldığında pek çok hastalıktan koruyucu etkisinin olduğu yönünde" diye konuştu.
Geçen yıl Tayvan’da mantar üzerinde 4 yıl süren bir çalışmanın sonuçları yayınlandığını, bunların bilinen yararlarla örtüştüğünü dile getiren Çolak, mantarın Japonya’da sağlık bakanlığından alınan ruhsatlarının bulunduğunu vurguladı.

DİĞER HASTALIKLAR
Ömer Çolak, Reishi’nin kanser, bazı kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, yüksek kolestrol, alzaimer, diyabet, hepatit gibi hastalıklarda da bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisinin bulunduğunu savundu.
Çolak, "Bu konuda çok ciddi araştırmalar var. Bu konuda bilgi edinmek isteyenlerin internette özellikle yabancı sitelerde arama yapmalarını tavsiye ediyorum. Tıbbi dergilerde çok iyi bilgiler edinecekler. Türkçe sitelerde ise pek çok firma genellikle benim daha önce verdiğim beyanlardan veya tercümelerden yararlanıyor. Ancak yabancı sitelerde araştırmalara ulaşmak çok kolay" dedi.
ABD, Çin ve Japonya’da mantarın genellikle kendisinin satılmadığını, mantarın toz ya da hap şeklindeki sentezlerinin piyasada olduğunu belirten Çolak, şunları söyledi:
"Bu mantarın en iyi şekilde etki etmesi için meyvelerinin son derece iyi gelişmiş ve olgun meyveler olması lazım. Haplarda meyvenin hangi bölümünden yapıldığını bilemeyebilirsiniz. Siz farketmeden toz haline getirildiğinde bunun mantarın sapından mı meyvesinden mi yapıldığı kestirilemeyebilir. Ben, mantarın çayının hazırlanamadığı durumlarda hapların kullanımında sakınca görmüyorum ancak mümkünse mantarın kendisini alsınlar."

YERLİ MANTARLAR ÇIKTI
ÇÜ Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çolak, bu mantarların tohumlarından ürün elde edilmesi için bir firmaya danışmanlık yapmaya başladığını bildirerek, bu firmanın kurutulmuş mantarları "Ganoturk" adıyla bazı şehirlerde satışa sunduğunu aktardı.
Çolak, danışmanlığını yaptığı şirketin uluslararası "lucidium ganoderma" lisansına sahip olduğunu ve bu nedenle diğer ülkelerde üretilen mantarlardan herhangi bir farkının bulunmadığını söyledi.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığından ürünün tüm resmi izinlerinin alındığını belirten Çolak, mantarı sağlıklı insanların da rahatlıkla kullanabileceğini, mantarın en iyi etkisinin de 2 saat kaynatılıp suyunun içilmesi yoluyla sağlanacağını kaydetti.
Çolak, mantarların mutlaka tıbbi tedavinin yanında doktorların da görüşünün alınarak kullanılması gerektiğinin altını çizdi.
Ürünün ticarileşmesine katkı veren firmanın sahibi Mehmet Yüce de Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji bölümünden mezun olduğunu, yıllardır Reishi Mantarı konusunda araştırmalar yaptığını dile getirdi.
Yüce, ürünün özellikle bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle tercih edildiğini ifade etti.

http://www.milliyet.com.tr/Yasam/SonDakika.aspx?aType=SonDakika&ArticleID=1033662&Date=28.12.2008&b

 
Basında Hürriyet Gazetesi

 Ölümsüzlük mantarı
    12 Temmuz 2008
Kübra POLAT/ ADANA, (DHA)
Ölümsüzlük mantarı
LATİNCE adı 'Ganoderma Lucidum' olan ve 'Ölümsüzlük Mantarı' diye bilinen mantar, Türkiye'de ilk kez Çukurova Üniversitesi'nde (ÇÜ) üretildi. Birçok kanser türü de dahil çok sayıda hastalığa şifa gösterilip, "Mucize bitki" olarak nitelendirilen mantar, Uzakdoğu ve ABD'den sonra üretildiği Türkiye'de 'GanoTürk' adıyla çay olarak piyasaya sunulacak.

İŞTE ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI

ÇÜ'nün biyoteknoloji laboratuarında ölümsüzlük mantarını üretmeyi başaran Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Çolak, yurtiçi ve yurtdışında ilgi odağı olduklarını söyledi. Mantarın üretimini yapan ve gramını 4 Avro'ya ihraç eden Çin, Tayvan, Japonya ve ABD'li firmaların tohumun üretimi ile ilgili bilgileri sır gibi sakladıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, çevre korunmasıyla ilgili araştırmalar yaptığı 1996 yılında mantarla ilgili bulgulara rastladığını ve geliştirmek için çalışmalara başladığını anlattı. Bir yandan internet üzerinden inceleme yapan diğer yandan da Türkiye'nin dört bir yanında mantarı arayan Prof. Dr. Çolak, Karadeniz, Marmara ve Akdeniz bölgelerinde örnekler gördüğünü ve bu mantarların sporlarından (bitkilerde üreme organı) yararlanarak, laboratuar ortamında üretim yapmak için kolları sıvadığını söyledi.

ADI 'TÜRK' OLDU

Biyoteknoloji laboratuvarlarında yaptıkları çalışmalarda başarılı sonuçlar aldıklarını belirten Prof. Dr. Çolak, "Spordan meyve aşamasına kadar her şekilde üretimini yaptığımız bu mantarın alternatif halk sağlığı, koruyucu bitkiler arasında gerektiği zirve noktasına ulaşacağına inanıyorum. Bu nedenle mantarın üretimine önem verilmesi gerekir. Üniversitemizde ölümsüzlük mantarını ürettikten sonra, bunu tüketicilerle buluşturacak bir firma, bizimle irtibat kurdu. Adana'ya tesis kuracak olan bu firma, benim danışmanlığımda mantarı üretip, dilimler halinde kurutarak, kuru çay gibi piyasaya sürecek. 'GanoTürk' adıyla piyasaya sürülecek kurutulmuş ölümsüzlük mantarı, bir litre suya 2 gram atılıp, kaynatılarak içilebilecek" dedi.

KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILIYOR

Ölümsüzlük mantarının Japonya Sağlık Bakanlığı tarafından konvansiyonel (geleneksel) gastrointestinal kanser tedavilerinde paralel tedavi organizması olarak resmen kabul edildiğini vurgulayan Prof. Dr. Çolak, Hepatit-C için çok faydalı bir etkisi bulunduğunu kaydetti. Prof. Dr. Çolak, "Ayrıca mantarın en etkin özelliği tansiyon dengeleyici olmasıdır. Kolesterol düşürücü, bağışıklığı kuvvetlendirici, stresi yok edici, kan dolaşımını düzenleyici ve kan damarları içinde pıhtılaşmayı engelleyici, cinsel gücü arttırıcı etkileri sıralanabilir. Bunun yanında kan şekerini düzenleyici, anti-kanserojen etki, hatta saç güçlendirici ve çıkartıcı olarak da değerlendirilmektedir" diye konuştu.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9421887.asp?m=1

 
Tarihçesi

      İmparatorluk döneminde,  Uzakdoğu’da sadece imparatorlar ve çocukları  bu mantarın suyunu içebilirlermiş. Halktan birisi bir ağaç altında bulduğunda, saraya götürüp teslim edermiş. Çok seyrek olarak doğada bulunabildiğinden, halkın bu mantarı bulup saklaması, yanında idam cezasını
getirirmiş. Mantarın görüldüğü bölgeye yakın evler aranırmış.
       Ve söylenceye göre, sadece bu mantar yüzünden o zamanlar 100’e yakın insan hayatını kaybetmiş.
       Reishi (Ganoderma lucidum) mantarı hakkındaki efsaneler bununla da bitmiyor. Bu mantarın ününü duyan Avrupalılar, gerçeğini hiçbir zaman göremedikleri için “Fantom Mushroom” ilan etmişler onu. Yani bir Uzakdoğu hayaleti.
       Yaklaşık 2000 yılı aşkın süreden beri (birçok kaynağa göre 4000)  Uzakdoğu geleneksel tıbbında kullanılan ve “Bitkilerin Kraliçesi” olarak anılan mantarı, Japon araştırmacı Shigeaki Mori üretilebilir hale getirdi. Bunun ardından dünyanın her kesiminden araştırmacının ilgisini çekti. Japon araştırmacı, sessiz sedasız tam 15 yılını Reishi Mantarı’nın kültürünü üretmeye adamış. Bugün Reishi (Ganoderma lucidum) mantarı Japon araştırmacının bulduğu bu tekniğin geliştirilmesiyle üretilmektedir. Shigeaki Mori'nin ilk geliştirdiği teknikle, üretme denemesinde mantarın ortaya çıkış süresi 2 yıl iken bugün geliştirilen teknikler sayesinde  bu süre 100 güne kadar düşürülmüştür.
       İçerisinde kompleks karbonhidratlar ( suda eriyen polisakkaritler), triterbenes ( ganoderik asit), amino asitler ve proteinler bulunur.
       Araştırmacılar en etkili maddesinin polisakkaritler ve ganoderik asit olduğunu ortaya koymuşlardır. Bunlardan polisakkaritler; antitümör,  bağışıklık sistem düzenleyicisi ve tansiyon düşürücü etkisinden sorumlu. Diğer aktif içeriği olan triteterbenes ( ganoderik asit) ise histamine bağlı alerjilere, nefes darlığı ve karaciğer fonksiyonlarını düzeltmekten sorumlu olduğunu  ortaya koymuşlardır. Tadının acı olması ganoderik asidin ürün içinde ne kadar fazla olduğunu ifade eder.
       Günlük olarak Reishi alımı bağışıklık sistemini güçlendirip kan dolaşımını düzenleyerek sağlıklı bir vücuda sahip olmayı sağlar.
 
       KANIT VARMI?
       Son otuz yıllık araştırmalar ABD, Japonya, Çin ve İngiltere’de yapılmıştır. Araştırmalar özellikle kanser, hipertansiyon, yüksek kolesterol, alzaimer, diyabet ve hepatit hastalıklarında yapılmıştır.  
Bilimsel araştırmalar  vücut fonksiyonlarını  düzenleyici, eksik ve yetersiz beslenmede tamamlayıcı özellikleri olduğunu ortaya koymuştur.
       Doğulu bilim adamaları düzenli alımını önerirken ve günlük kullanımda insanları hastalığa karşı koruduğunu ve uzun yaşam vaat ettiğini öne sürmüşlerdir. Batılı bilim adamları ise hastalık ortaya çıktıktan sonra kullanılması gerektiğini savunmaktadırlar. Ve doğuda 2000 yıldır hastalıkların önlenmesi amaçlı düzenli olarak kullanılmıştır.
 
KAYNAK: WWW.REISHI.COM
 
         KAYNAKLAR.
 
(1)    Cheng Lele;Colorimetric dedection of total triterpene content in Ganoderma lucidium fruiting body and spore;Shanghai,China
(2)    K.Tasaka,…,Antiallergic constituents in the culture medium of  Ganoderma lucidium (1) inhibitory effect of oleic acid on histamine release; Agents and Actions,vol.23,3/4 (1988)
(3)    Hiroshi Koda,….;The biologically Active constituents  of Ganoderma lucidum (Fr.) Karst. Histamine release-Inhibitory Triterpenes;Chem.Pharm.Bull.,33(4),1367-1374(1985)
(4)    K.Tasaka,…,Antiallergic constituents in the culture medium of  Ganoderma lucidium(II)The inhibitory  effect of cyclooctasulfur  on . Histamine release ; Agents and Actions,vol.23,3/4 (1988)
(5)    Yearul Kabir,….,Dietary Effect of Ganoderma lucidum Mushroom on Blood Pressure and LipidLevels in Spontaneously Hypertensive Rats(SHR) ;J.Nutri.Sci.Vitaminol., 34,433-438,1988
(6)    Gua-Liang Zhang,….;Hepatoprotective role of ganoderma lucidum pollysaccharide against BCG-induced immune liver injury in mice; World J.Gastroenterol 2002 Agust 15;8(4):728-733
(7)    Ying-Hua Shich,…;Evaluation of the Hepatic and Renal-protective Effects of Ganderma lucidum in Mice ;Am.Journal of Chinese med.,Vol.29,Nos.3-4,pp.501-507,2001
(8)    Yasuyo Hijikata,Seika Yamada; Effect of Ganoderma lucidum on Postherpetic Neuralgia; Am.Journal of Chinese med.,Vol.XXVI,No.3-4,pp.375-381,1998
(9)    Hseu-Yin Hsu,….;Radioprotective  Effect of Ganoderma lucidum(Leyss.Ex.Fr.) Karst after X-ray irradiation in Mice; Am.Journal of Chinese med.,Vol.XVII,Nos.1-2,pp.61-69,1990
(10)    William M.W: Cheung,….;Ganoderma ekstract activates MAP kinases and induces the neuronal differantion of rat Pheochromocytoma PC12 Cells;FEBS Letters 4886(2000)291-296
(11)   Seong-Kug Eo,…;Possible mode of antiviral activitiy of acidic protein bound polysaccharide isoleted from Ganoderma lucidum on herpes simplex viruses; Journal of ethnopharmacology 72(2000)475-481
(12)     Heilpilze:Reishi. MykoTroph A.G. Institüt für Ernaehrungs- und Pilzheilkunde. (www.mykotroph.de).
(13) D-Sliva,PhD.Ganoderma lucidium(Reishi) in Cancer treatment.İntegrative cancer therapies 2(4):2003.pp.358-364

 
Videolar

Aynalar Programı

Star TV
 
Basında
   

Tempo Dergisi

Çukurova Üniversitesi
   

Milliyet Gazetesi

Hürriyet Gazetesi
   

HABERTÜRK
 
 
ETKİLERİ YARARLARI

YAŞLILIĞA ETKİLERİ

KANSERE (TÜMORLERE) ETKİLERİ

KARDİYOVASKULER ETKİSİ

YAŞLANMAYA KARŞI ETKİLERİ 

NÖROASTENİAYA ETKİLERİ

HİPERTANSİYONA KARŞI ETKİLERİ

DİYABETE KARŞI ETKİLERİ

GENÇLİK ETKİSİ

SEDEF E ETKİSİ
 
İzin Belgeleri










 
Bayimiz Olun

TÜM TÜRKİYE'DE

Çukurova Üniversitesi Moleküler Biyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ömer Çolak'ın  verdiği danışmanlık neticesinde   YÜCEALKAS LTD. ŞTİ. 'nin Adana'da ki tesislerinde  uzman biyologlar  tarafından üretilen GanoTurk Kırmızı Reishi'nin (Ganoderma Lucidum)  Türkiye genelinde bayilikleri verilmektedir.

GANOTURK- Kırmızı Reishi (Ganoderma Lucidum) Mantarı ayrıcalığıyla sağlıklı ve mutlu günler geçirmeniz dileklerimizle...

Bayilik Formunu doldurarak  başvurusunda bulunabilirsiniz. Bayilik Başvuru Formunu doldurmak için TIKLAYINIZ

 
Kullanım Şekli

Sağlıklı kişilerde 3 gr, rahatsızlığı bulunan  kişilerde 6-9 gr. 
Cam bir kap içerisinde 1 lt suya karıştırılarak, 2 saat kaynatıldıktan sonra içilmesi önerilir.

Sıcak ve soğuk halde 24 saat içerisinde tüketilmelidir.
Kaynatma esnasında metal ile temas etmemesi sağlanmalıdır.

 UYARI:  

* Hemofili hastalarının kullanması uygun değildir. 
* Bayanlarda regl döneminde kullanıldığında regl görme süresini uzatabilir.
* Şeker ile tatlandırma yapılmamalıdır.

İLAÇ DEĞİLDİR.

Ganoturk markası ile Türkiye'de satışa sunulan  Ganoderma lucidum (Kırmızı Reishi) mantarı Tarım ve Köyişleri bakanlığının 31.10.2008 tarihli G01-1282-00001-2 sayılı izni ile üretilen bir gıda takviyesidir

Sitede bulunan bilgiler doktor yada eczacı tavsiyesi ve/veya reçete yerine geçmez. Tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik bilgiler değildir. Ürünler gıda takviyesi niteliğindedir.

 
Uzman Görüşleri
   

Aynalar Programı

StarTv Ana Haber
 
Adres & Kroki
Yücealkas Tarım Reklamcılık Medikal Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
Adres:Kuruköprü mh.Özler Cd.Veli Gözcan İşhanı K:4 D:9 Seyhan/ADANA/TÜRKİYE
 Üretim Tesisi:Akkuyu köyü Deliçay Mevkii Sarıçam /ADANA/TURKIYE
Tel:+90 322 363 01 71 
E-posta:ganoturk@ganoturk.com

Yetkili Kişi:Hasan Çağrı ÖZDEMİR
Yurt içi ve yurt dışı toplu satış,Bayilik,satış ortaklığı hakkında bilgi için :
 Gsm:+90505 544 6887 
E-posta :hco@ganoturk.com


http://www.ganoturk.com/
http://www.reishimantarhapi.com/
http://www.guzellik-urunleri.com/

Satış Ortaklarımız

Adana:
NURS Lokman Hekim 
Merkez ve şubelerinde
Tepebağ mah.Bebekli Kilise Sok. Seyhan/ADANA 0322 444 68 77

Şifaana Şifalı Bitkiler Baharat
İlyas Kaya-Yunus Kaya
Çakmak cd.Nalbant Halil Sk.NO:28/A Seyhan/ADANA  0322 363 3666

Supreme Primli Alışveriş 
Reşatbey Mh.Stadyum Cd.Salih Bosna Apt. A Blok K:3 D:11 Seyhan /ADANA 0322 456 01 27
www.supreme.com.tr

Ankara
Mnh Çevresel Çözümler Ltd.Şti.
İvedik O.S.B.Öziş San.Sit. 736 sk.no:27 Yenimahalle/ANKARA 0312394 68 44

Botanik Ecza Deposu 
BOTANİK CITY Center Ceyhun Atıf Kansu Caddesi No:137 Balgat ÇANKAYA ANKARA
Telefon: 0312 473 67 76
 
http://www.botanikecza.com/index.php?gkid=&ara=ganoturk&p=arama&k_id=0

Deva Sepeti
Deva sepeti Kızılay şubesi 
Ziya Gökalp cd.Altıncılar çarşısı K:1 No:9 Kızılay/ANKARA 0312 433 56 26
http://www.devasepeti.com/main/search_results.asp?tip=1&word=ganot%FCrk&kat=0&submit=++

Antalya 
Tuana Doğal Yaşam Ürünleri 
Kışla Mh.52. Sk NO:96/B ANTALYA 0242 248 92 26

Rasayana Sağlık kişisel Bakım-Ekolojik Yaşam Çiftliği
Bahçelievler Mh.Pamir Cd.Hamit bey Apt.:54/1 Antalya 0242 247 25 27
www.rasayana.com

Çanakkale
Ceylan Baharat-Fatma ÖZDEMİR
Belediye İş Merkezi No:3 Gelibolu/Çanakkale 
Giresun 
Bitki Market
Siyam Mah.İnönü Cd. No 58 B GİRESUN  0454 216 93 77

İstanbul 
May Ecza deposu ve Eczanesi
Merkez M. Esenler C. 6. S. 70/C. İSTANBUL - Bağcılar. (212) 410 60 60
Med world Dağıtım Pazarlama
Denizköşkler Mh.Kazım Akgül Cd.NO:41/A Avcılar /İSTANBUL 0212 695 27 75
Bakimstore.com
Park Ofis Bilgi Tek. San. ve Tic. Eminönü - Sirkeci / İstanbul (Türkiye)http://www.bakimstore.com/marka/ganoturk
Medista  Medikal Ali Ekber Turan 0531 711 68 31MOLLA ŞEREF MAH. MİLLET CAD. TURGUT ÖZAL BULVARI NO:84 FATİH / İSTANBULhttp://www.medista.com.tr/index.php?do=catalog/results&q=ganoturk

Kastamonu 
Ilgaz Tıbbi Aromatik Bitkiler -Mustafa GÜR 
Plevne cd.No:22/A Kastamonu 544 637 7037

İzmir

Yıldırım Bitkisel Ürünler 
870 Sk. No:8 Kemeraltı/İZMİR
Karşıyaka 1690 Sk 45/1 Karşıyaka/İZMİR 0232 489 65 95

Manisa 
Yıldırım Bitkisel Ürünler 
Peker Mh.Cumhuriyet Cd.No:7/A Manisa 532 392 97 94

Trabzon 
Boztepe Ecza Deposu
Pazarkapı mahallesi Göktaş Sokak No:1/A TRABZON/TÜRKİYE  0462 326 65 59 - 326 65 64

http://www.boztepe.com.tr/

Ürünlerimizin satışını gerçekleitiren bazı e-ticaret siteleri:

http://yenicarsim.com/ganoturk/893/m/d/

www.mantarcayi.com
www.kirmizi.reishi.ws
www.reishial.com
www.vitaminmarketim.com-Sipariş Tel: 0545 954 98 98 
http://www.vitaminmarketim.com/advanced_search_result.php?search_in_description=0&categories_id=&keywords=ganoturk


 
Uzman Görüşleri 1
 
Uzman Görüşleri 2
 
kod3mytoplist

MyToplist.Gen.Tr
 
kod4tamamıburada

Siteni Ekle Hit Kazan
 
kod6gazetelinki

Gazetelinki.com
 
kod7media.com
Arama Motoru
 
kod google
 


 
Star TV
Aynalar Programı
 
dip
 
Top
Ganoturk markası ile Türkiye'de satışa sunulan Ganoderma Lucidum - Kırmızı Reishi mantarı Tarım ve Köyişleri bakanlığının izni ile üretilen bir gıda takviyesidir. GanoTurk sitesinde yer alan bilgiler doktor veya eczacı tavsiyesi yerine geçmez. Tedavi yöntemlerinizi değiştirmeye yönelik bilgiler değildir. GanoTurk sitesinde bulunan bilgiler yabancı kaynaklı makale ve araştırmalardan çevirilerdir.
Anasayfa - GanoTürk Nedir? - Ganoderma(Reishi) Nedir? - Ganoderma Faydaları - Kullanım Şekli - Kullanıcı Yorumları - Uzman Görüşleri - Sizi Ücretsiz Arayalım - Basında GanoTurk - İzin Belgeleri - Foto Galeri - Bayilik Başvurusu - İnsan Kaynakları - Adres ve Kroki
dip